KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/1683 E., 2009/2049 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dayanılan sözleşme Borçlar Kanununun 213, Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddeleri uyarınca biçimine uygun olarak düzenlenmiştir. Bu sözleşmeye dayanan vaat alacaklısı olan davacı, mülkiyeti devir borcu altındaki satıcıdan taşınmaz mal mülkiyetinin devredilmesini istemiştir. 26.05.2003 tarihinde düzenlenen sözleşmede satış bedeli 3.000.000.000 TL olarak gösterilmiş, dava da 25.04.2008 tarihinde 3.000,00 YTL. değer gösterilerek sulh hukuk mahkemesinde açılmıştır. Mahkemece sözleşmedeki değere itibar edilmiş, yapılan yargılama sonucunda davanın esastan reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi gereğince; müdahalenin men’i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak harç alınır. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK’nun 1.maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas alınması gerekir. Diğer yandan, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı davalar münhasıran sulh mahkemelerinin görevini tayin eden 8.madde kapsamında da değildir. Bütün bunlar dışında gerek harç gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu
tartışmasızdır. Böyle olunca mahkemenin görevi belirlenirken sözleşmede yazılı değere bakmamak, eldeki davanın gayrimenkulün aynına ilişkin tapu iptali ve tescil davası olduğu düşünülerek dava konusunun davanın açıldığı gündeki değeri keşfen belirlenip görevli mahkemeyi tayin etmek gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.3.2006 günlü ve 2006/14-91-115 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Somut olayda; sözleşme konusu 15 sayılı parseldeki 67/8832 arsa paylı dubleks dairenin değerinin "3.000,00 YTL" olduğunun kabulü hayatın olağan akışına uygun düşmez. Dava 25.04.2008 tarihinde açıldığından ve mülkiyetin nakli bu tarih itibariyle talep edildiğinden, dava konusu taşınmaz malın dava tarihindeki değerinin keşfen araştırılarak belirlenmesi, saptanacak bu değere göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir.
Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin davanın esasına girilerek yazılı gerekçelerle davanın esastan reddine karar verilmiş olması doğru görülmediğinden hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/1683, K. 2009/2049, 18 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama