KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/2118 E., 2009/3324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.05.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 676 ada 8, 684 ada 9, 10, 11, 12 ve 676 ada 5 parsel sayılı taşınmazlarda muris babasının "... oğlu ..." olan kaydının "... oğlu ..." olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın 676 ada 8, 684 ada 9, 10, 11 ve 12 parseller yönünden kabulüne, 676 ada 5 parsel hakkında da feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyize getirmiştir.
Davalı vekili ilk celse aynı konuda Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/16 Esas, 2008/9 Karar sayılı dosyası ile davanın reddedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Basit yargılama usulüne tabi eldeki davada davalı vekilince ilk celse yapılan bu derdestlik ilk itirazı incelenmelidir. Gerçekten, derdestlikten maksat bir davanın açılmış ve görülmekte olmasıdır. Derdestlik itirazının kabulü için her iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekir.
Somut olayda; Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/16 Esas, 2008/9 Karar sayılı dosyasında 676 ada 8, 684 ada 9, 10, 11, 12 ve 676 ada 5 parsellerde murisinin yanlış ve eksik yazılan nüfus bilgilerinin düzeltilmesini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda dava ispatlanamadığından red edilmiştir. 17.01.2008 tarihli bu karar tebliğ edilmeden ve kesinleşmeden davacı bu kez aynı parseller hakkında aynı istemle eldeki davayı açmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere her iki davanın tarafları, konusu ve dava sebebi arasında birlik vardır. Bu durumda HUMK.nun 194. Maddesince davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekir iken, esastan kabulü doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/2118, K. 2009/3324, 18 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama