KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/2185 E., 2009/3172 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.10.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi kayyum vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalılara ait 2706 ada 5 parsel sayılı taşınmaz mal tapusunun düzenleme gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca iptali ve müvekkili adına tescilini istemiştir.
Bir kısım davalıları temsilen duruşmalara katılan ..., davanın reddini savunmuş, diğer davalılar yanıt vermemişlerdir.
Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü bir kısım davalıları temsil eden kayyum vekili temyiz etmiştir.
Dava düzenleme gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre;
Dava konusu 5 sayılı parsel kök muris ... oğlu ...'ya ait iken 1308 yılında ölümüyle mirasçılarına intikal etmiştir. Her ne kadar muris Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği 1926 yılından önce ölmüşse de, nizalı taşınmazın davacıya satışını vaadeden mirasçılar kök murisin 1.kuşak mirasçıları olmayıp Medeni Kanununun yürürlüğünden sonra ölen kuşakların mirasçılarıdır ve dolayısıyla mirasçılık sıfatını Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kazanmışlardır. Bu nedenle dava konusu taşınmazdaki paydaşları kendi alt mirasçıları bakımından iştirak halinde mülkiyet rejimine tabidirler.
İştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesini istemek hakkı münhasıran mirasçılara aittir. Bu nedenle iştirakın dışındaki bir kişiye iştkirakın çözülmesi için dava açmak konusunda yetki verilmesi ve iştirakın bu yolla çözülmesi olanağı yoktur.
Bir kısım iştirakçinin , diğer bir kısım iştirakçi aleyhine Kadıköy 5.Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları 1999/1054 esas numaralı iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesi davası reddedilmiştir.
Davacı vekilinin 22.12.2005 günlü celsedeki beyanlarından gerek kendisine verilen yetki belgesine, gerek iştirakçilerden ...'un vekaletnamesine dayanarak iştirak halinin müşterek mülkiyete çevrilmesi konusunda 2.Sulh Hukuk Mahkemesinde 2005/73 esas nolu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece 1999/1054 esas numaralı kararın kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması ve keza 2005/73 esas nolu dosyanın sonucu beklenerek şayet iştirak halinde mülkiyet durumu usulüne uygun biçimde müşterek mülkiyete dönüştürülürse davanın kabulüne, aksi takdirde reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bundan ayrı, davalı ... vekili yargılama sırasında veraset ilamlarının iptali için dava açıldığını bildirmiş, bunun sonucunun beklenmesi ve davanın hazineye yöneltilmesini istemiştir. Sözü edilen davalı vekilinin temyiz dilekçesine eklediği 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/501 Esas, 2005/1177 Karar numaralı ve 20.10.2005 tarihli ilamından kök muris ... oğlu Mustafa'ya ait 2 veraset ilamının iptaline ve murisin tek mirasçılarının hazine olduğuna karar verildiği anlaşılmaktadır. Herne kadar kararın kesinleşip kesinleşmediği belli değilse de, bu kararın kesinleşmesi halinde davanın hukuki dayanağını yitireceği düşünülerek sonucunun beklenmesi gerekirken noksan tahkikatla karar verilmiş olması da ayrıca bozma nedeni sayılmıştır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/2185, K. 2009/3172, 16 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama