KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/2301 E., 2009/3094 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
743 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.12.2001 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin iptali ile tapuda terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.03.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine Devlet ormanı vasfındaki 110622 m2 yüzölçümündeki 1970 parsel üzerinde 20.10.1993 tarihinden başlamak üzere davalılardan Favori Dinlenme Yerleri A.Ş yararına 49 yıl süreyle irtifak hakkı tesis edildiğini bu parselin imar uygulamaları sırasında 128 ada 1 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğünü, üst hakkı tesisinden sonra davalı ...Ş’nin on ayrı bölüm olarak kat irtifakı tesis ettiğini, kat irtifakı tesis edilen 1 ile 7 numaralı bölümler üzerine de diğer davalı Türkiye Halk Bankası A.Ş yararına ipotek kurulduğunu ne var ki, kurulan kat irtifakının yolsuz tescile dayandığını, kat irtifakının terkini için mahkemenin 2001/507 Esasında kayıtlı davanın açıldığını, mevcut ve fakat yolsuz tescile dayalı ipoteklerin terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...Ş davacı tarafından kat irtifakının terkinine dair açılan mahkemenin 2001/507 Esasındaki dava sonucunun beklenilmesini ve davanın reddini istemiştir.
Davalı Türkiye Halk Bankası A.Ş Genel Müdürlüğü tesis edilen ipoteklerin kat irtifakı terkin edilse bile üst hakkı sözleşmesi uyarınca kurulan tapu kaydına yansıyacağını sözleşmede bu konuda hüküm bulunduğunu açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kat irtifakı tesisine ilişkin işlem iptal edilmiş ise de kurulan ipotekler daimi olarak tapuya kaydedilen taşınmaza da yansıyacağından bahisle dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı Hazine ve avukatlık ücreti yönünden de davalılar temyiz etmiştir.
1-Eldeki davada öncelikli üst hakkının niteliği üzerinde durulması gerekmektedir. Bilindiği üzere üst hakkı, başkasının taşınmazı üstünde veya altında inşaat yapmak veya önceden yapılmış böyle bir inşaatı koruma yetkisi sağlayan ve bu inşaat üzerinde irtifak hakkı sahibine mülkiyet hakkı kazandıran bir tür irtifak hakkıdır. Buna ilişkin hükümler ise Türk Medeni Kanununun 726 ve 826-836. maddelerinde düzenlenmiştir.
Taraflar arasında orman niteliğindeki 1970 parsel üzerinde 20.10.1993 günlü üst hakkı sözleşmesiyle 49 yıl süreyle davalılardan Favori Dinlenme Yerleri A.Ş lehine üst hakkı tanındığı, üst hakkının daim olması özelliğinden ötürü de tapunun ayrı bir sayfasına tescil edildiği tartışmasızdır. Kurulan bu üst hakkının, üst hakkı sahibine kanunun tapu malikine tanıdığı hakları sağlayacağı da şüphesizdir.
Kısaca üst hakkı sahibi tapunun ayrı bir hanesini bağımsız hak olarak tescil edilen hakkı sebebiyle üçüncü kişiler yararına ipotek tesis edebilir.
İpotek ise kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin Türk Medeni Kanununun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir. Rehin sözleşmesinin (ipoteğin) geçerli olabilmesi için iki ayrı hukuki işlemin varlığı gerekir. Bunlardan ilki ipoteğin kurulmasına neden olan borçlandırıcı bir işlemin varlığı (ipoteğin hukuki sebebi) ikincisi ise, bir tasarruf işlemi olan rehin sözleşmesinin tapu siciline tescili muamelesidir. Zira ipotek ancak tapuda kayıtlı bir taşınmaz üzerine kurulabilir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Yukarıda da söylendiği üzere; davalılardan banka lehine olan ipotek üst hakkının tesisinden sonra imarla 128 ada 1 parsele giden ve 20.11.1995 tarihinde bu üst hakkı sebebiyle davalı ...Ş tarafından tesis edilen kat irtifaklı 1,2,3,4,5,6 ve 7 numaralı bağımsız bölümler üzerine konulmuştur.
Ne var ki, Hazine tarafından açılan ve aynı yer mahkemesinin 2001/507 Esasında kayıtlı dava dosyasında davacı hazine kurulan kat irtifakının yolsuz tescil edildiğini ileri sürerek kat irtifakının iptalini istemiş, mahkemece de 21.10.2003 tarihli kararla 128 ada 1 parsel sayılı taşınmaza kurulan kat irtifakının iptaline karar verilmiş, hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Görülüyor ki, üzerine ipotek tesis edilen bağımsız bölümlerin oluşturulmasında yasal bir sebep kalmadığı, başka bir anlatımla kat irtifakı tesisine ilişkin tescil isteminin yolsuz bir tescil olduğu yargı kararı ile saptanmış, bu şekilde kurulan kat irtifakı tapudan terkin edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 717. maddesi hükmünce terkin nedeniyle taşınmaz mülkiyeti kaybedilmiş olacağından ve davalılardan banka yararına konulan ipotek münhasıran tapudan terkin edilen taşınmaz üzerine konulduğundan ipoteğin tesis edilen üst hakkına yansıtılma olanağı bulunmamaktadır. Kaldı ki, Türk Medeni Kanununun 858 maddesi uyarınca da taşınmaz rehni tescilin terkini halinde sona erer.
Mahkemece yapılan bütün bu tespitler doğrultusunda değerlendirme yapılarak istem sonucu hakkında bir karar verilmesi yerine sözleşmenin 6.2 maddesi hükmüne yanlış anlam verilerek ipotekler 128 ada 1 parsel kaydı üzerine konulmuş gibi istem reddedildiğinden karar bozulmalıdır. 2-Yukarıdaki bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/2301, K. 2009/3094, 12 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama