KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/2412 E., 2009/4372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 14.09.2005 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı elbirliği mülkiyetine konu ... köyü 153 ada 30 parsel numaralı maliki bulunduğu taşınmazına, davalının duvar çekmek suretiyle müdahalede bulunduğunu belirterek el atmanın önlenmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu taşınmaza davalının müdahalesinin men’ine karar verilmiştir.
Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Hükme esas alınan 11.05.2006 tarihli ... bilirkişisinin rapor ve krokisinde davalının 153 ada 30 parsel numaralı taşınmaza kırmızı renkle gösterilen kısımda 19,50 m2 tecavüzünün bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin hükmünün gerekçesinde ise davalının 153 ada 30 parsel numaralı taşınmaza 9,50 m2 tecavüz ettiği belirtilmiştir.
HUMK.nun 388 ve 389’ncu maddeleri hükmünce yazılan kararlarda taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Aksi halde taraflar hükmün infazı sırasında ... bazı uyuşmazlıklar içine düşer.
Mahkemece, ... bilirkişi raporunun aksine hükmün gerekçe kısmında 9,50 m2’lik müdahalenin bulunduğu biçimde kendi içerisinde çelişkili şekilde hüküm kurulması ayrıca dava kabul edildiğine göre, kararın infazında nazara alınması zorunlu bulunan ... bilirkişisi ... ...’nin düzenlediği 11.05.2006 tarihli rapor ve krokinin kararın eki sayılması gereğinin hüküm fıkrasında belirtilmemesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/2412, K. 2009/4372, 7 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama