KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/2418 E., 2009/3151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 17.11.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... idaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 2877 parsel tapu kaydında mevcut “Sultan Süleyman Vakfı” şerhinin terkini istemiyle açılmıştır.
Davalı, şerhin sahih bir vakfa ait olduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapudaki Sultan Süleyman Vakfına ait vakıfname bulunmadığı, annesi Hafize Sultan Vakfına ait vakıfnamenin ise çekişmeli taşınmazı kapsamadığı gerekçesiyle dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı ... idaresi temyiz etmiştir.
Dava konusu 2877 sayılı parsel, 801 sayılı parselin ifrazı ile oluşmuştur. 801 sayılı parsele uygulanan 84 sıra numarası ile başlayan ve bilirkişinin tercümesini yaptığı tapu kayıtlarında taşınmazın “Sultan Süleyman Vakfından” olduğu yazılıdır. Bilirkişi ek raporunda ise, kaydın bir geldisi olmadığı ve vakfın kuruluş tarihinin bulunmadığı belirtilmiştir. Ne var ki, davalı ... idaresi “Sultan Süleyman Vakfı” ile “Sultan Süleyman Validesi Hafsa Sultan Vakfı”nın aynı olduğunu, tapu kayıtlarına şerh konulurken kısaltmadan dolayı bazı hatalar bulunduğunu, “Hafsa Sultan Vakfı” kaydının aslında “Sultan Süleyman Vakfı” olduğunu ileri sürerek Hafsa Sultan Vakfına ait vakfiyeyi dosyaya sunmuştur.
Burada öncelikle üzerinde durulması gereken husus, revizyon gören tapu kayıtlarındaki “Sultan Süleyman Vakfı” şerhinin revizyon tapu kayıtlarına aktarılmamış olmasının sonuçlarıdır. Türk Medeni Kanununun 848. ve 849.maddeleri hükümleri gereğince asıl tapu kayıtlarında bulunan vakıf şerhinin revizyonun ve ifraz tapu kayıtlarına işlenmemesinin bir önemi yoktur. Çünkü, eğer asıl tapu kayıtlarında vakıf şerhi yazılı ise bu şerhin revizyon kaydına veya revizyon kaydının ifrazlarına aktarılmamasının veya taşınmazın malikinde değişiklik olmasının önemi yoktur. Şerh, taşınmaz yükü olarak hüküm ve sonuç meydana getirmeye devam eder. “Sultan Süleyman Vakfı” tapu kaydını veya vakıfnamesini dosyaya verecek taraf ise kuşkusuz davalı ... idaresidir.
Bütün açıklamalardan sonra mahkemece yapılması gereken iş; davalı ... idaresi, kayıtlarında geçen “Sultan Süleyman Vakfı” ile dosyaya vakıfnamesini sunduğu “Hafsa Sultan Vakfı”nın aynı vakıf olduğunu ve karışıklıkların yapılan kısaltmalardan kaynaklandığını savunduğundan öncelikle “Sultan Süleyman Vakfı” ile “Hafsa Sultan Vakfı”nın aynı vakıf olup olmadığını bilirkişiye tespit ettirmek olmalıdır.
Davalı idarece savunulduğu gibi, “Sultan Süleyman Vakfı” ile “Hafsa Sultan Vakfı” aynı vakıf olduğunun saptanması halinde, yerinde yeniden keşif yapılarak vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumu ayrı olacağından bu taşınmazların kadim köy, kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar içinde olup olmadığının incelenmesi, taşınmazın konumunun fen bilirkişisi tarafından düzenlenecek paftada kadim köy ve kasaba ya da şehirlere göre haritasında işaret edilmesi,
vakfın niteliğinin de bu belirlemeden sonra vakıf konusunda uzman bilirkişiden görüş alınarak belirlenmesi ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli taşınmazda vakfın bir hakkının kalıp kalmadığının, taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin, vakıf şerhinin doğrudan kaldırılması gerekip gerekmediğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmadan saptanması gerekir.
Mahkemece, tüm bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ve araştırmayla ve rapor düzenleyen bilirkişinin Yargıtay denetiminden uzak yetersiz görüşüne itibar edilerek dava kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/2418, K. 2009/3151, 16 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama