KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/2492 E., 2009/4863 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.01.2009 gününde verilen dilekçe ile muarazanın men'i istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 14.01.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, davalı yedindeki 26.08.2005 tarihli ve 97.200 YTL. bedelindeki teminat mektubu üzerinde çıkartılan muarazanın giderilmesi istemi ile açılmıştır.
Mahkemece, duruşma açılmadan, evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu davacının müflis hale gelmesi sebebiyle dava ehliyeti bulunmadığından bahisle dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Bilindiği üzere ticaret mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer. Müflis masaya giren bir mal ve hak üzerinde tasarrufta bulunmuş ise bu işlem geçersizdir. Denilebilir ki, iflasın açılmasıyla müflis ile alacaklı arasındaki ilişki müflisin haczi kabil bütün mal ve haklarından oluşan bir topluluk (iflas masası) arasındaki ilişkiye dönüşür.
Hal böyle olunca, iflastan önceki bir dönemde imzalanan sözleşmeden kaynaklanan hak ve alacakları takip yetkisi ve bunların masaya intikalini sağlamak iflastan sonra masaya ait bir görev olacağından davanın davacı şirketin iflas masası tarafından takip edilmesi gerekir. Mahkemece, davacı şirketin iflas masasına dava ihbar edilerek yargılamaya devam edilmesi
gerekirken bu yön göz ardı edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. Kaldı ki, HUMK.nun 73. maddesi hükmü gereğince kanunun gösterdiği istisnalar haricinde kalan davalarda iki tarafın usulen mahkemeye davet edilerek iddia ve savunmalarının saptanıp, delillerinin toplanması gerekirken bu hükme de uyulmaksızın evrak üzerinden hüküm tesisi de doğru değildir.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/2492, K. 2009/4863, 15 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama