KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/2555 E., 2009/3747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.03.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 598 parsel sayılı taşınmazda babasının “... oğlu 1978 doğumlu ... ” olan kaydının “... oğlu 1940 doğumlu ... Kedi” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyize getirmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Bunun içinde inceleme ve araştırmanın son derece sağlıklı yapılması, tapu kaydına güven ilkesi de gözetilerek sicillerin doğru oluşması sağlanmalıdır. Mahkemece verilen hüküm eksik incelemeye dayalı ve denetime uygun değildir.
Somut olayda; dava konusu 598 parselin tespiti ... oğlu ...’ye ait iken 1977 doğumlu ... oğlu ... ’ye hibesi nedeniyle tescil edilmiştir. Davacının murisi ise 1940 doğumlu ... oğlu ... Kedi’dir. Bu farklılığın nedeni araştırılmalı, tesbit bilirkişileri ve tesbit tutanağını imzalayan muhtar dinlenmeli, dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki fiili kullanım durumu tesbit edilmeli, tüm şüpheler giderildikten sonra bir karar verilmelidir.
Yukarıda belirtilen nedenler ile eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması gerekir iken kabulü doğru görülmemiş, bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/2555, K. 2009/3747, 25 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama