KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/256 E., 2009/912 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.11.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava konusuz kaldığından esas hakkında karar vermeye olmadığına, dair verilen 30.4.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan 4 nolu bağımsız bölümde kiracı olduğunu, davalının fosseptik çukuruna giden mutfak borularını tıkamak yoluyla taşınmazı kullanımına engel olduğunu ... sürerek elatmanın önlenmesini istemiş, davalı, davacının taşınmazı kullanımına engel olmadığını, boruları tıkamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yargılama sırasında davacı çekişme konusu taşınmazı tahliye ettiğinden konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı dava açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasına karar vermiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dava, kişisel hakka dayalı elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davada yapılan yargılama giderlerini haksız çıkan tarafın ödemekle yükümlü olduğu HUMK.nun 416 ve 417. maddelerinde hüküm altına alınmıştır. Davanın konusuz kalması halinde ise, mahkeme yargılamaya devam ederek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu belirleyip, o tarafı yargılama gideri ile sorumlu tutması gerekir.
Somut olayda, davacı davalının fosseptik çukuruna giden boruları tıkadığını bu nedenle taşınmazı kullanamadığını ... sürerek elatmanın önlenmesini istemiştir. Mahkemece, hükme esas alınan teknik bilirkişi raporlarında borulardaki tıkanıklığın nedenini kesin olarak belirlenemediği belirtilmiş, keşif sırasında dinlenen tanıklar da davalının haksız eylemi ile boruları tıkadığını kesin olarak beyan etmemişlerdir.
Görülüyor ki, davalının haksız eylemi ile davacının taşınmazı kullanımının engellediği belirlenememiştir. Bu nedenle, konusuz kalan davanın açılmasına davalı neden olmadığından, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiş ise de; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK.nun 438/VII maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/256, K. 2009/912, 19 Ocak 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama