KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/2695 E., 2009/3761 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.01.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, adına kayıtlı 6760 ada 12 parsel numaralı taşınmazın bir kısmına kuyu açmak suretiyle müdahale eden davalının elatmasının önlenmesi ve kuyunun kapatılması isteğinde bulunmuştur.
Davalı, dava konusu taşınmazı 2005 yılında satın aldığını, kuyunun önceki maliklerce açıldığını, davacının da aynı kuyudan sulama amaçlı olarak yararlandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı savunmasına değer verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dava çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 683.maddesi "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davacı açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir" hükmünü içermektedir.
Eldeki davada davacı 12 parsel numaralı, davalı ise 11 parsel numaralı taşınmazın malikidir. Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; yapım tarihi belli olmayan kuyunun her iki parsel sınırına yapıldığı, 160 cm çapındaki kuyunun 80 cm'lik kısmının davacı taşınmazı içerisinde kaldığı belirtilmiştir. Bir başka anlatımla davalıya ait olan kuyunun davacı taşınmazına tecavüzlü olduğu sabittir. Belirtilen nedenle ve Türk Medeni Kanununun 683.maddesi hükmü gereğince davacının istemini kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/2695, K. 2009/3761, 25 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama