İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/2747 K.2009/3868

Davacı-K.Davalı vekili tarafından, davalılar-k.davacılar aleyhine 08.02.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine davalılar-karşı davacılar ... vd.nin açmış olduğu satış vaadi sözleşmesinin iptali istenmesi üzerine bozma…

Esas2009/2747Karar2009/3868Tarih26 Mart 2009Okuma3 dk · 697 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/2747 E., 2009/3868 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mart 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

697 kelime·3 dk okuma·1 bölüm

Davacı-K.Davalı vekili tarafından, davalılar-k.davacılar aleyhine 08.02.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine davalılar-karşı davacılar ... vd.nin açmış olduğu satış vaadi sözleşmesinin iptali istenmesi üzerine bozma kararına uyularak davaların birleştirilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı-karşı davalının davasının reddine, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 23.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-k.davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, biçimine uygun düzenlenmiş taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Birleşen davada davacılar, dayanılan satış vaadi sözleşmesinin teminat amacıyla düzenlendiğini, Türk Medeni Kanununun 873. maddesi hükmüne göre geçerli olmadığını, asıl davanın reddini, 30.04.2001 günlü sözleşmenin iptalini istemiştir.

Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile 30.04.2001 günlü sözleşmenin iptaline karar verilmiştir.

Hükmü, asıl davanın davacısı ... temyiz etmiştir.

1-Dayanağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri ilerde asıl akit olan satış akdi yapılmak üzere düzenlenen ön sözleşmelerdendir. Nitekim eldeki davada, vaat borçlusu olan birleşen davanın davacıları, davacı ...’ya 122 ada 49, 124 ada 2, 133 ada 32 ve 715 ada 199 sayılı parsellerdeki mirasbırakanları ... ve ...’den gelen paylarının satışını vaat etmiştir. Dosyada yer alan mirasçılık belgesinin incelenmesinden mirasbırakan ... ve ...’nin davalılar ... ve ... dışında başka bir mirasçısı olan dava dışı ...’nin de bulunduğu, kısaca mirasbırakanlar ... ve ...’nin terekesinin elbirliği mülkiyeti rejimine tabi olduğu görülmektedir.

Bu açıklamadan sonra davada üzerinde durulması gereken diğer bir husus da birleşen davanın davacılarının, 30.04.2001 günlü sözleşmenin iddia ettikleri gibi teminat amacıyla düzenlenip düzenlenmediği yönünü kanıtlayıp kanıtlayamadıklarıdır.

Gerçekten, biçimine uygun düzenlenen sözleşmede davalı ve birleşen davanın davacılarının sözleşme konusu taşınmazlardaki mirasbırakanlarından intikal edecek paylarını 15.000 lira bedelle davacı vaat alacaklısına satmayı vaat ettikleri, satış bedeli olan 15.000 lirayı da aldıkları yazılıdır. Başka bir deyişle davacının iddiası senede dayalı bir iddiadır.

HUMK.nun 290. maddesine göre senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki işlemlerin de miktar ve değeri ne olursa olsun senetle ispatı gerekir. Yasanın açık hükmü uyarınca bu konunun tanıkla ispatına olanak yoktur. Birleşen davanın davacıları yazılı delile dayanmadığından tanık beyanlarına göre sözleşmenin teminat amaçlı düzenlendiğinin kabulü mümkün değildir.

Ne var ki, birleşen davanın davacıları “sair delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Birleşen davanın davacılarına bu hakları hatırlatılmalı, kullanırlarsa karşı tarafa yemin teklif edilmeli, birleşen dava hakkında sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.

2-Yukarıda değinildiği üzere, tapu kayıt maliklerinden ... ve ...’nin terekesi elbirliği mülkiyeti rejimine tabidir. Mirasçılardan ... davacıya satış vaadinde bulunmamış, ... ve ...’nin mirasçılarından ... ile ... satış vaadi sözleşmesi yapmıştır. Elbirliği mülkiyetinde hiçbir ortak için tasarruf edebileceği bir pay söz konusu değildir. Mülkiyet hakkı elbirliği ile ortaklara aittir.

Elbirliği mülkiyetine tabi bir eşya üzerinde hukuki işlemde bulunan taraf tüm malikler adına hareket etmişse (temsil yetkisi varsa) o hukuki işlem tüm ortakları bağlar. Fakat tüm malikler adına hareket eden tarafın temsil yetkisi bulunmamakta ise veya malikler işleme sonradan icazet vermemişse işlem bağlayıcı değildir.

İşlemi yapan tarafın (ortağın) ortaklığa dahil bir mal üzerinde tasarruf yetkisi de olamayacağından işlem ancak borçlandırıcı işlem olarak (sözleşmeyi yapan ortak bakımından) hüküm ve sonuç meydana getirir. Buna rağmen ortaklık tasfiye edildiğinde her ortak kendisine düşecek tasfiye payına ilişkin olarak borçlandırıcı işlemlerde bulunabilir. Örneğin bir mirasçı miras şirketinin tasfiyesi halinde kendisine isabet edecek miras payını bir başkasına satmayı vaat edebilir.

Bu gibi durumlarda sözleşme bir taahhüt sözleşmesi olarak geçerlidir. Ancak sözleşmenin ifası elbirliği mülkiyetinin sona ermesi halinde istenebilir. Fakat, elbirliği ortaklarının birbirlerine yaptıkları satış geçerlidir. Zira bu durumda bir ortağın tasfiye payı azalmakta veya kalmamakta bu pay elbirliği mülkiyetinin diğer ortağının tasfiye payına ilave edilmiş olmaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, elbirliği maliklerinden bir kısmının yaptığı satış vaadine dayanarak tereke dışındaki kişinin mülkiyet aktarımı isteminde bulunması mümkün olmadığından asıl davanın bu sebeple reddi gerekir. Mahkemece, açıklanan bu durum yerine asıl dava değişik bazı gerekçelerle reddolunduğundan asıl davanın reddine dair mahkeme hükmünün gerekçesi düzeltilerek davacının temyiz istemleri reddolunmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1).bentte açıklanan nedenlerle davacının birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün birleşen dava yönünden BOZULMASINA, (2).bent gereğince mahkemenin asıl davanın reddine dair hüküm gerekçesinin HUMK.nun 438/son maddesi gereğince yukarıda yazılı olduğu şekilde düzeltilmesine ve davacının asıl davaya ilişkin bütün temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 26.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/2747, K. 2009/3868, 26 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/2747
Karar No
2009/3868
Tarih
26 Mart 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/2747 K.2009/4618
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/2748 K.2009/3753
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/2749 K.2009/2815
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/2749 K.2009/4619
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/2750 K.2009/4203
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/2750 K.2009/5019

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.