KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/2828 E., 2009/4194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.9.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında yüzölçümü miktarının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.4.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 469 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü miktarının tapuda yazılı olandan fazla olduğunu ileri sürerek düzeltilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmişler, davanın kabulüne dair verilen karar davalı ... sicil müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kayıttaki yüzölçümü ile taşınmazın ... yüzölçümü arasındaki farklılığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Çapa bağlanmış taşınmaz malların yüzölçümü kural olarak çap kaydının uygulanması ile belirlenir. Ancak, taşınmazın kadastro tespiti sırasında veya sonradan yapılan işlemler nedeniyle ölçü, tersimat ve hesaplamalardan ... fenni hatalar ve bundan kaynaklanan yüzölçümü hatası varsa bunun düzeltmesi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesine göre re’sen veya ilgilinin müracaatı üzerine kadastro müdürlüğünce yapılabilir. Kadastro müdürlüğünün yaptığı işlem üzerine bu işlemin iptali için de sulh mahkemelerinde dava açılma olanağı vardır.
Somut olayda ise; davacı tarafından anılan yasanın 41.maddesine dayanılarak işlem yapılmak üzere kadastro müdürlüğüne başvurulmamış, doğrudan mahkemede dava açılmıştır. Yasada öngörülen işlem basamakları
yerine getirilmeden doğrudan açılan davanın dinlenme olanağı yoktur. Mahkemece, açıklanan bu hususlar ve HUMK’nun 7. maddesi hükmü gözetilerek idari makamın görevine giren bir iş kendisine arz olunduğundan davanın yargı yeri nedeniyle reddi gerekirken istem hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/2828, K. 2009/4194, 2 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama