KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/2838 E., 2009/5436 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.04.2005 gününde verilen dilekçe ile binada hak sahipliğinin tesbiti ve tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu tahsis belgesinin kısmen temliki nedeniyle hak sahipliğinin tespiti ve tespit hükmünün tapuya şerhi istemleriyle açılmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar ... ... mirasçıları ile ... Belediyesi yönünden davanın ispat edilemediğinden reddine, davalı Hazine yönünden ise davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ile davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
1-Hukuk Genel Kurulunun 4.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin kişisel hak sağlaması özelliğinden dolayı, hakkın alacağın temliki yoluyla bir başka kişi adına temliki olanaklıdır. Tapu tahsis belgesini temlik ... kişi de kısaca İmar Affı Kanunu olarak bilinen 2981 sayılı Kanunun 13/a maddesindeki koşulları taşıması halinde ve diğer koşulların varlığı durumunda buna dayanarak mülkiyetin verilmesini dava edebilir.
Somut olaya gelince;
Az yukarıda sözü edildiği üzere dava; mülkiyet aktarımı istemine ilişkin değil, hak sahipliğinin tespiti ve tespit hükmünün tapuya şerhi istemiyle açılmıştır. Kısaca dava, bir tespit davasıdır. Ne var ki, tespit davasının dinlenebilmesi için davacının dava konusu hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespitinde hukuki bir yararı bulunması gerekir. Esasen, eda davası açmak suretiyle elde edilecek hukuki menfaat talebinin içinde tespit hükmü de bulunduğundan davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı yoktur. Davanın açıklanan bu nedenle reddi gerekirken değişik bazı gerekçelerle reddedilmiş olması doğru değil ise de hüküm sonuçta davanın reddine ilişkin bulunduğundan davacının temyiz itirazları açıklanan gerekçeyle yerinde değildir.
2-Davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;
Dosya kapsamında yer ... bilgi ve belgelerden davalı Hazinenin 261 m2 yüzölçümündeki 29 ada 6 parsel sayılı taşınmazı diğer davalı Belediye Başkanlığına devrettiği, tapuda malik sıfatını davadan önce yitirdiği anlaşılmaktadır. Davada, davalı Hazineye husumet yöneltilemeyeceğinden hakkındaki davanın bu sebeple reddi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerince yararına avukatlık ücreti takdiri gerekir. Hazine yararına avukatlık ücreti takdir edilmemesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle de bozulması gerekirse de düşülen yanlışlık yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden, karar düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/2838, K. 2009/5436, 30 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama