KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/2956 E., 2009/3949 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.09.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgisinin düzeltilmesi istemine ilişkin olup, davacı Adana 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin verdiği yetki belgesine dayanarak 4438 ada 20 sayılı parseldeki paydaşı “... oğlu ...”’in soyadının tespit edilip, eklenmek suretiyle kaydının düzeltilmesini istemiş, davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ortaklığın giderilmesi davasında soyadı bulunmayan kayıt malikleri için kayyım atanmak üzere dava açılarak taraf teşkili sağlanıp bu şekilde davanın görülmesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Eldeki davada davacı, Adana 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/1189 sayılı ortaklığın giderilmesi davasında verilen yetkiye dayanarak dava açtığından aktif dava ehliyeti olduğu kabul edilerek, bu konu tartışılmaksızın davanın esasının incelenip sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/2956, K. 2009/3949, 30 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama