KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/3005 E., 2009/4156 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.10.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacılar, maliki oldukları 372 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlarının 447 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan su kaynağından sulandığını, taşınmazına su taşıyan boruların davalılar tarafından söküldüğünü ileri sürerek elatmanın önlenmesi ile boruların eski hale getirilmesini istemiştir.
Davalılar, borulara zarar vermediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemlerine ilişkindir.
Davacı, 372 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlarını 447 ada 1, 12, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlardan geçen boru hattı ile sulamakta olduğunu, bu parsel maliklerinden davalılar ... ve ...’nin boru hattını tahrip etmek suretiyle su geçirilmesine engel olduklarını belirterek dava açmıştır. Mahkemece, yapılan keşifte su kaynağının davacının iddia ettiği gibi 447 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunmadığı 3 parselde bulunduğu, 3 parsel sayılı taşınmaz da Hazine adına kayıtlı olup, ıslah yoluyla hasım değiştirilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davada, boru hattına elatmanın önlenmesi biçimindeki açıklama ile davacılara yönelik haksız davranışların sonlandırılması amaçlanmakta ve böyle bir
eylemi yaptıkları iddia edilenler de davalı safında gösterilmektedir. Daha açığı, davanın, su kaynağının bulunduğu parselin mülkiyet sahibi ile ilişkisi yoktur. Bu nedenle, davanın hasmına yöneltilmediği gerekçesi ile reddi doğru değildir. Dava konusu taşınmazları gösterir pafta getirtilerek boru hattı için bir belirtmenin olup olmadığı araştırılmalı, yok ise el atan kişilerin taşınmazları üzerinde mecra irtifakı kurulmadığı sürece onlar tarafından boru hattı geçirilmesine katlanma yükümü olmadığı düşünülerek davanın esastan reddi, mecra hakkı kurulu ise, bu hak çerçevesinde uyuşmazlığın halli gerekir.
Mahkemece, açıklanan bu olgular bir yana bırakılarak, su kaynağının bulunduğu taşınmaz ile ilgili çekişme bulunduğu düşüncesiyle ıslah yoluyla taraf değiştirilemeyeceğinden sözedilerek davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/3005, K. 2009/4156, 2 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama