KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/3108 E., 2009/3948 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 26.09.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise taşınmaz üzerindeki bina için davacılarca davalıya ödenen 75.000 Euro karşılığı 140.250,00 YTL ödemenin istirdatına ilişkindir.
Mahkemece inanç sözleşmesi ispatlanamadığından ve davalı yemini nedeni ile tescil isteminin reddine, davalının tazminata ilişkin istem yönünden kabulü beyanı nedeni ile de tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı ve davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılama, toplanan deliller, dosya içeriğine göre ve özellikle davacıların yazılı bir belge yada yazılı delil başlangıcı mahiyetinde davalının eli ürünü bir belgeye dayanmamasına ve davalının tescil istemi hakkında taşınmazın kendisine ait olduğuna dair yemin etmesi nedeniyle davacılar iddiası ispatlanamadığından davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyizi yönünden; davacıların ikinci kademe istemleri olan taşınmaz üzerindeki binanın yapımı için davalı babalarına verdikleri ve ıslah ile arttırdıkları 75.000 Euro karşılığı 140.250,00 YTL tazminat istemine ilişkin olarak, davalının 11.07.2007 tarihli oturumdaki imzalı kabul beyanına göre tazminata hükmedilmesinde yasaya aykırılık yoktur.
Ne var ki, mahkemece davalının kendisine ödendiğini bildirdiği meblağın 01.01.1995 tarihindeki geçerli kur üzerinden hesaplanan karşılığının ödenmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklandığı üzere davada davalı, davacı çocuklarından para aldığını ve geri ödeyeceğini kabul ettiğine göre taraflar arasındaki borç ilişkisinin varlığı kesindir.
Ancak, davacılar davalıyı dava tarihinden önceki bir tarihte temerrüde düşürmediklerinden Borçlar Kanununun 83. ve 101.maddeleri uyarınca dava tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak tazminata hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yapılması gereken iş, uzman bilirkişinin 21.01.2008 tarihli raporunda dava tarihindeki kur üzerinden hesaplayarak belirlediği tazminat miktarının ödenmesine karar vermek olmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacılar dava dilekçesinde faize ilişkin istemlerini saklı tutarak 10.12.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile arttırılmış bedel için faiz talebinde bulunduklarından mahkemece faizin başlangıcının ıslah tarihinden başlatılacak yerde, dava tarihinden başlatılması da doğru olmamıştır. Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/3108, K. 2009/3948, 30 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama