KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/3279 E., 2009/4371 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.08.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın 426 ve 427 parseller yönünden kabulüne dair verilen 08.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı Milli Savunma Bakanlığı ... ... ... ve davalı ... ... mirasçıları tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davacı ... köyü 14 parsel numaralı taşınmazı yararına, davalılara ait 13, 23, 32, 426, 427, 487 ve 737 parsel numaralı taşınmazlar üzerinden geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalılardan 23 parsel maliki hazine vekili ile 13 parsel maliki ... mirasçılarından ... ... davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar yargılamaya katılmamışlardır.
Mahkemece, bir kısım davalılara ait 426 ve 427 parsel numaralı taşınmazlar üzerinden 27.03.2007 tarihli ... bilirkişileri raporunda taralı olarak A1 ve A2 ile gösterilen 3 metre eninde toplam 286,03 m2’lik kısımdan 14 parsel yararına geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı hazine vekili ile 426 parsel maliki ... ... ... temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit
gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davalı 426 parsel maliki ... ... ...’nin temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda; 27.03.2007 tarihli ... bilirkişileri raporunda davacıya ait 14 parsel numaralı taşınmaz yararına, 427 parsel üzerinden F harfli 96,30 m2’lik kısımdan da geçit alternatifi gösterilmiştir.
427 parsel maliki ... ...’nun mirasçıları olan davalılar ... ..., ... ..., ... ... ve ... ...’ın mahkemece temyiz harcını ikmal etmediklerinden temyiz istemlerinin reddine karar verilen 18.12.2007 havale tarihli temyiz dilekçelerinde, mahkemece geçit tesis edilen 427 parsellerinin kuzeyinden ve devamında 426 parselden geçirilecek geçidi kabul etmediklerini ancak davacı parselinin en kısa şekilde genel yola bağlanabileceği 427 parsellerinin kuzeyinden güneyine doğru olan ... kısmından, geçidin tamamının parsellerinden geçirilecek şekilde tesisini kabul ettiklerini belirtmişlerdir.
Yukarıda belirtilen gerek komşuluk hukuku ilkeleri gerekse de fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi göz önünde bulundurularak ve 427 parsel maliklerinin de kabul beyanları doğrultusunda genel yola cephesi bulunmayan 14 parsel numaralı taşınmaz yararına 27.03.2007 tarihli ... bilirkişileri raporunda 427 parsel üzerinde F harfi ile gösterilen kısımdan geçit hakkı tesisi yerine davacının sübjektif arzularına göre geçit güzergahı saptanıp buna ilişkin hüküm kurulması mümkün değildir. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/3279, K. 2009/4371, 7 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama