KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/3530 E., 2009/4386 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.09.2005 gününde verilen dilekçe ile men'i müdahale istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 26.09.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, şahsi hakka dayalı elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davalı, çekişme konusu taşınmazda davacının 2 yıldır oturmadığını, fakat taşınmazı da tahliye etmediğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kiralanan taşınmaza davacının girip çıkma olanağı bulunduğundan, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
İddia ve savunmaya göre, taraflar arasında sözlü bir kira ilişkisi olduğu çekişmeli değildir. Çekişme konusu taşınmaz 21 parsel sayılı arsa üzerindeki 3 katlı olduğu saptanan binanın 3.katındadır. Binanın ilk iki katında simit imal edilerek satıldığı, davacının kiralanana 23 parselde yapılan merdiven vasıtasıyla çıktığı anlaşılmaktadır.
Kira ilişkisinin varlığı sabit olduğundan kiralayanın kiralananı akitteki maksada uygun bulundurmak zorunluluğu vardır. Kiralayan, kiracının kiralanan taşınmazdan yararlanmasını engelleyemez. Aksine, az önce sözü edildiği üzere kiralayan kiralananı akitteki maksadına uygun bulundurmak zorundadır. Davacının davranışları kiralanan konusunda muaraza olduğundan bunun giderilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece davacının 23 parselden kiralanan taşınmaza girip çıkması konusunda davalının çıkardığı muarazanın giderilmesi yerine davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm tesisi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/3530, K. 2009/4386, 7 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama