KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/3558 E., 2009/4289 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.05.2008 gününde verilen dilekçe ile fuzuli işgal nedeniyle tahliye ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tahliye davasının kabulüne, ecrimisi talebi ... terk edildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 25.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 08.05.2008 tarihli dilekçesiyle 5652 parsel sayılı taşınmazda bulunan apartmanın 6 no.lu bağımsız bölümünü 06.03.2006 tarihinde davacının tapudan satın aldığını beyanla davalının hiçbir hukuki ilişkiye dayanmayan haksız işgalininin önlenmesini ve ecrimisil istemiştir.
Davalı ..., taşınmazın önceki tapu maliki olduğunu, davacının eşi ile ortaklığı bulunması nedeniyle kredi çekmek için davacı üzerine tapuyu verdiklerini, davacı ile aralarında yazılı veya sözlü bir kira sözleşmesi olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ...'nın dava konusu taşınmazı üçüncü bir şahsa sattıktan sonra davacı tarafından tapudan satın alındığı, davalıların kira sözleşmesi olmadan halen tasarruflarının fuzuli işgale dayalı olduğu nedeniyle tahliye davasının kabulüne, 6 nolu meskenden davalıların tahliyesine, davacının ecrimisil talebini ... terk etmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalılar ... ve ... kararı temyiz etmiştir.
Taraflar arasında kira ilişkisi mevcut değildir. Bu nedenle davanın 6570 sayılı yasa ile ilgisi olmayıp Türk Medeni Kanununun 683.maddesince düzenlenen mülkiyet hakkına dayalı müdahalenin önlenmesi isteğine ilişkin olup, davacının 6.3.2006 tarihli tapu senedinde dava konusu meskenin satış bedeli olarak 16.500.00 YTL değerinde olduğu yazılıdır. HUMK.nun 8.maddesi gereğince davanın açıldığı tarihte sulh hukuk mahkemesinin görevini aşacak bir değerde olduğu açık olmasına rağmen mahkemece asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu kabul edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/3558, K. 2009/4289, 6 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama