Davacı ..., paydaş olduğu 59 parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... Belediyesi’nden satın alınarak bina yapıldığını, binanın davalıya ait 86 parsel sayılı taşınmaza ... bulunduğunu ileri sürerek tapunun iptali ile adına tescilini;
Birleştirme kararı verilen ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/401-465 sayılı dosyasında da, davacı ..., paydaş olduğu 59 parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... Belediyesi’nden satın alınarak bina yapıldığını, binanın davalıya ait 86 parsel sayılı taşınmaza ... bulunduğunu ileri sürerek tapunun iptali ile payı oranında adına tescilini; istemişlerdir.
Davalı Hazine davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 31.01.2008 ... ve 2007/16194 Esas 2008/641 Karar sayılı kararıyla, “...Olayda, Türk Medeni Kanununun 725.maddesi uygulamasını gerektiren iyiniyet unsuru gerçekleşmemiştir. Dava iyiniyet koşulunun yokluğu nedeniyle reddedilmelidir.
Kabule göre de, hüküm fıkrasının HUMK.nun 388 ve 389. maddesi hilafına infazda tereddüt meydana getirecek biçiminde oluşturulması, talep yokken 86 ve 59 parsellerin tevhidi suretiyle hüküm tesisi, birleştirilen davadan ötürü olumlu-olumsuz bir hüküm kurulmaması da doğru olmamıştır.” gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili birleştirilen dosya ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği gerekçesi ile temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 725.maddesine dayalı ... inşaat nedeniyle tapuya tescil istemine ilişkindir.
Aralarında bağlantı bulunan ayrı ayrı açılmış davaların birleştirilmesine, mahkemece resen veya tarafların istemi ile karar verilebilir. Birleştirme kararı üzerine, birleştirme kararı veren ikinci mahkeme kendiliğinden dava dosyasını birleştirilen dosyanın bulunduğu mahkemeye göndererek davadan elini çeker. Davalar birleştirildikten sonra da, birleştirilen her dava, dosyanın işlemden kaldırılması ve davanın yenilenmesi bakımından ayrı bir dava olarak kabul edilmelidir. Dava dosyalarından birinin işlemden kaldırılması halinde, mahkemenin, birleştirmiş olduğu davaların ayrılmasına karar vermesi ve işlemden kaldırılmamış olan davayı incelemeye devam etmesi gerekir.
Taraflar açtıkları davaları takip etmediklerinde HUMK.nun. 409. maddesi uyarınca dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, yenilenmemesi halinde de açılmamış sayılmasına karar verilir.
Somut olayda, davacı Atıf’ın açtığı dava ile eldeki davanın birleştirilmesine karar verilmiştir. Davacı Atıf davasını birleştirme kararı sonrasında takipsiz bırakmıştır. Bu nedenle, anılan davacının davasının dosyadan ayrılarak hakkında HUMK.nun 409. maddesi uyarınca her zaman bir karar verilebilme olanağı bulunduğundan, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, yerel mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanunun 13/j maddesi uyarınca Hazineden ahrç alınmasına yer olmadığına, 09.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.