KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/3896 E., 2009/4406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 03.05.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 16.9.1999 tarih 3 numara ile tapuda kayıtlı taşınmazda paydaş ... ...’ın payını Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/1 sayılı satış kararı ile diğer paydaşlar ... ... ve ... ...’ün paylarını satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, ancak davalının sözü edilen payları usulsüz olarak tapuda adına tescil ettirdiğinden bahisle taşınmazın adına tescilini istemiştir.
Davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece,davacının davasını dava dışı ... ..., ... ... ve ... ...’ün paylarını satın aldığı olgusuna dayandırdığından davanın husumetten reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Davacı,6.5.2004 ve 14.12.2005 tarihli satış vaadi sözleşmelerine dayanarak satıcıları ... ... ve ... ... paylarını satın aldığını ileri sürerek bu payları sonradan kazandığı anlaşılan kayıt maliki ...’a husumet yöneltmiştir. Dava sonunda iddianın kabulü halinde 161/1 parseldeki mülkiyet durumu davalı ...’in payını azaltacak nitelikte olacağından husumetin doğru kişiye yöneltildiğini kabul etmek gerekir.Davanın husumetin yanlış yönlendirildiği gerekçesiyle reddi doğru değildir.
Ne varki;
Dava 3.5.2007 tarihinde açılmış olup, davaya konu edilen taşınmazın tutanağı dava tarihinden sonra 18.10.2007 tarihinde düzenlenmiştir.
Eldeki dava TMK 716/1 maddesine dayanılarak açılan tescile zorlama davası olup,25.10.1971 tarih 1970/1Esas 1971/2Karar sayılı YİBK uyarınca açılmış satış vaadine dayalı iş bu davaların “yenilik doğuran davalar” türünden olduğu tapulama mahkemelerinin görevi içinde bulunduğu kabul edilmiştir.Kadastro Kanununun 13/son maddesinde “Noter tarafından düzenlenmiş satış vaadi senedi teknisyenler huzurunda yapılmış bir muvafakat beyanı” olarak kabul edildiğine göre, satış vaadine dayalı uyuşmazlıkların kadastro mahkemesinde bakılacağına dair, yukarıda sözü edilen içtihadı birleştirme kararına uygun şekilde, ... bir hüküm getirilmiştir.
Bu nedenle görevsizlik kararı verilerek işin kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, takdirde hatayla yazılı olduğu şekilde hüküm verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/3896, K. 2009/4406, 7 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama