KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/4047 E., 2009/4719 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.7.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal tescil ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, davalı yüklenici temlikine dayalı mülkiyet aktarımı istemine ilişkindir.
Davalı husumet ve zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Mahkemece davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
4822 sayılı Kanununla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanununun 3.maddesinin (c) bendi ile konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Kanunun kapsamına alınmıştır.
Dava konusu taşınmaz “konut” niteliğindedir. Anılan yasanın (e) bendindeki tanıma göre tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan ... veya tüzel kişiyi, (f) bendindeki tanıma göre de satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan ... veya tüzel kişileri ifade eder.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanununun 23.maddesi hükmüne göre de, bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir.
Somut olayda da; davacı tüketici, yüklenicinin temlikine dayalı tapu kaydı iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması yasadan kaynaklanan bir zorunluluktur. Mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu re’sen gözetilerek yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılması yerine yazılı olduğu şekilde karara bağlanması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/4047, K. 2009/4719, 14 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama