İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/5041 K.2009/6561

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.07.2008 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının terkini istenmesi üzerine açılan karşı davada da intifa hakkına elatmanın önlenmesi talep edilmiş olup yapılan duruşma sonunda; davaların reddine dair verilen…

Esas2009/5041Karar2009/6561Tarih28 Mayıs 2009Okuma4 dk · 869 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/5041 E., 2009/6561 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mayıs 2009
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

869 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.07.2008 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının terkini istenmesi üzerine açılan karşı davada da intifa hakkına elatmanın önlenmesi talep edilmiş olup yapılan duruşma sonunda; davaların reddine dair verilen 19.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, maliki olduğu 20 parsel sayılı taşınmaz üzerinde işleteceği akaryakıt istasyonu için davalı ile bayilik sözleşmesi düzenlediklerini ve bu sözleşmeye bağlı olarak da tapuda 02.12.2005 tarihinde düzenlenen resmi senet ile davalı lehine 5 yıl süreyle intifa hakkı tesis edildiğini, tarafların sözleşmedeki edimlerini yerine getirmemeleri nedeniyle aralarında muaraza çıktığını, dava dışı davalı şirket sahiplerinin akrabalarına ait ... şirketi ile anlaşma yapmak koşuluyla davalı ile olan bayilik ilişkisinin sona erdirildiğini, ancak bayilik anlaşması yaptıkları ... şirketinin de edimlerini yerine getirmediğini bu nedenle bayilik sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek tapu kaydındaki intifa şerhinin terkinini istemiştir.

Davalı, davacı ile aralarındaki bayilik ilişkisinin anlaşma ile sona erdirildiğini, davacının akraba şirket ile anlaştığını, akraba şirketin edimlerini yerine getirdiğini ileri sürerek Türk Medeni Kanununun 796. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşmediğini savunmuş ve karşı davasında intifa hakkına elatmanın önlenmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davacı ile ... arasındaki sözleşmenin koşulları irdelendikten sonra davaların reddine karar verilmiştir.

Hükmü, taraflar temyiz etmişlerdir.

Dava, intifa hakkının terkini, karşı dava ise intifa hakkına elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.

Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanununun 794.maddesi gereğince intifa hakkı hak sahibine konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlayan, tapu kütüğüne tescil ile kurulan tescil işlemi tamamlanınca da herkese karşı ileri sürülebilen, kişi ile sıkı sıkıya ilişkili haklardandır.

Türk Medeni Kanununun 795. maddesi uyarınca taşınmaz mallar üzerindeki intifa hakkı resmi senedin düzenlenerek tapuya tescili, taşınırlar üzerinde ... zilyetliğinin intifa hakkı sahibine geçirilmesi, alacaklar üzerinde de hakkın temliki, kıymetli evrakın teslimi suretiyle tesis edilir.

İntifa hakkının sona ermesinin nedenleri Türk Medeni Kanununun 796.maddesinde sıralanmıştır. İntifa hakkı bir süre ile sınırlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü yada tüzel kişi ise tüzel kişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünü ile harap olması sebebiyle artık ondan yararlanmanın mümkün bulunmaması durumlarında sona erer.

Kanuni intifa hakları hariç (TMK.m.495 vd.) intifa hakkı tesisi daima bir sözleşmeye dayanır. Taraflarına hak ve borçlar yükleyen bu sözleşmeyle intifa hakkı sahibi ile malik, hakkın konusu olan şeydeki yararlanmanın nasıl sürdürüleceğini kararlaştırılabilir.

Şayet, intifa hakkının tesisine neden olan sözleşmedeki edimler yerine getirilmemiş, intifa hakkının devamı malike yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hale gelmişse veya yarar ortadan kalkmış ise malik bu hususları ileri sürerek hakimden sözleşmeye müdahale edilmesini, intifa hakkının süresinden önce sona erdirilmesini isteyebilir. Kaldı ki, bu gibi durumlarda intifa hakkı sahibinin hakkın sürdürülmesini istemesi hakkın kötüye kullanılmasıdır.

Her ne kadar intifa hakkının sona erme sebeplerini sayan Türk Medeni Kanununun 796 vd. maddelerinde eşyaya bağlı irtifak haklarında olduğu gibi şahsi bir irtifak hakkı olan intifa hakkının sona erdirilmesini malikin talep edebileceğine ilişkin (TMK.m.785) bir hüküm yoksa da burada Türk Medeni Kanununun 785. maddesinin kıyasen uygulanması gerekir. Doktrindeki hakim görüş de bu doğrultudadır. (..., ... Hukuku, ... 2002, s.591 vd;..., ... Hukuku, ... 2004. s.463).

Nitekim somut uyuşmazlıkta; intifa sözleşmesi 02.12.2005 tarihli resmi senet düzenlenerek kurulmuştur. Ayrıca aynı tarihli ve intifa hakkının kurulmasının nedeni olarak gösterilen ve intifa hakkına ilişkin resmi senette de sözü edilen bayilik sözleşmesi imzalanmıştır. Taraflar arasındaki bu sözleşmenin karşılıklı ibralaşarak fesh edildiği konusunda da çekişme yoktur. Yine tartışma konusu edilmeyen bir diğer yön De davalı şirket sahibinin oğluna ait ... şirketi ile bayilik sözleşmesinin imzalandığıdır. Davacı terkin istemini davalı ve davalının oğluna ait şirketin, imzalanan sözleşmelere aykırı

davranışları nedeniyle intifa hakkının kendisi için çekilmez hal aldığı iddiasına dayandırmaktadır. Ancak, intifa sözleşmesi davacı ile davalı arasında kurulmuştur.

Mahkemece, sözleşme hükümleri de irdelenerek davacının davalı yanın isteği üzerine bayilik sözleşmesini feshedip ... ile yeni bir sözleşme yaptığı iddiası üzerinde de durularak intifa hakkının sürdürülmesini davacı açısından yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hale gelmişse davacı malik, intifa hakkının sona erdirilmesini talep edebilir. Ne var ki; bu konuda mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.

Sorunun giderilmesinde gerekirse HUMK.nun 275. maddesi uyarınca bilirkişi incelemesine de başvurularak tarafların sunduğu tüm deliller değerlendirilerek bir sonuca ulaşılmalı, terkin koşullarının bulunmaması halinde de karşı davanın kabulü yoluna gidilmelidir.

Mahkemece, bu yönde bir araştırma yapılmamış, dava dışı şirket ile olan ilişki irdelenerek gerekçe de gösterilmeden her iki davada reddedilmiştir.

Bilindiği gibi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/3. maddesi uyarınca yerel mahkeme kararı "iki tarafın iddia ve savunmaların özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar itilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması red ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler" şeklinde gösterilen gerekçeyi içermek zorundadır.

Yine Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz koşuludur. Ayrıca da, "gerekçe" mahkeme kararlarının kamusal anlamda güvencesidir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 6. maddesinde ifadesini bulan adil yargılanma hakkı artık bireylerin temel hak ve özgürlükleri arasında kabul edilmektedir.

Anılan maddenin 1. bendinde mahkeme kararlarının gerekçeli olması adil yargılanma hakkının bir unsuru olarak kabul edilmiştir.

Bütün bu yönler gözetilmeden istem eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak ve gerekçeside belirtilmeden davanın reddi yoluna gidilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatıranlara iadesine, 28.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/5041, K. 2009/6561, 28 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/5041
Karar No
2009/6561
Tarih
28 Mayıs 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/5042 K.2009/7820
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/5043 K.2009/7813
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/5043 K.2009/6777
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/5043 K.2009/5539
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/5044 K.2009/7814
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/5044 K.2009/5689

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.