KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/5374 E., 2009/6110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.10.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 19, 20, 21, 22, 23, 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıt maliklerinin soyadı bulunmadığından, “...” soyadının eklenmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
2-Dava, tapu kaydında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Böyle bir davayı açan kişinin davayı açmakta hukuki yararı bulunması gerekir. Hukuki yarar, mahkemeden bir hakkın korunmasını istemektir. Bundan dolayı, davayı açan kişinin davayı açmakta yararı olması zorunludur. Başka bir anlatımla, korunması istenen hak ile davacı arasında bağlantı olmalıdır.
Somut olaydaki davada, “...............” isimli tapu kayıt maliklerine “...” soyadının eklenmesi istenmiştir. Davacının veraset ilamına göre, tapu kayıt maliki “Süleyman oğlu ....”ın mirasçısı olduğu
anlaşılmaktadır. Diğer kayıt malikleri ile davacı arasındaki hukuki bir bağ bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, davacı, diğer kayıt maliklerinin mirasçısı değildir. Ayrıca, davayı bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanarak da açmamıştır. Bu nedenle, davacının Mahkemeden hakkın korunmasını isteme yetkisi de bulunmamaktadır. Bütün bu olgular gözetilerek, tapu kayıt maliki “Süleyman oğlu Asaf” dışındaki malikler hakkında açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi yerine, istem hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/5374, K. 2009/6110, 15 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama