KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/5640 E., 2009/8552 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.01.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kablüne dair verilen 11.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ile duruşmasız temyizi davacı tarafından istenilmekle, tayin olunan 07.07.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av.Faruk Kılıç ile karşı taraftan davacı Hazine vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. DUruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine, 4500 ada 18 parsel sayılı taşınmazdaki davalı payının 1984 sayılı mera parselinden geldiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil ile 3194 sayılı yasanın 11/2-3 maddeleri uyarınca tapu kaydına yazılan şerhin silinmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın imar planında trafo alanında kaldığını ve çevresinde yapılaşma bulunduğunu, 4342 sayılı Mera Kanunu’nun geçici 3. maddesindeki koşulların belediye yararlarına gerçekleştiğini savunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece ilk hükümde, taşınmazın halen üzerinde yapı ve tesisin bulunmadığı, 4342 sayılı Mera Kanunun geçici 3. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşmediği, davalıya ait payın mera parselinden geldiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce 01.07.2008 tarihli bozma ilamında kısaca; “...davalı payının bir kısmı özel şahıslara ait iken belediye tarafından kamulaştırılan ve daha sonra da 1984 sayılı mera parseli ile tevhit edilen 2089 parsel sayılı taşınmazdan gelmiştir. Hal böyle olunca, belediye tarafından yapılan tevhit ve ifraz işlemleri ile 3194 sayılı yasanın 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulamaları göz önüne alınarak H.U.M.K.nun 275. maddesi uyarınca dava konusu 5586 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki davalı payının ne kadarının 2089 parsel sayılı taşınmazdan geldiği uzman bilirkişiye hesaplattırılmalı ve belirlenen bu pay yönünden davanın reddine karar verilmelidir” şeklinde karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve davalı temyiz etmiştir.
Bozma ilamında görüldüğü üzere maddi hataya dayalı olarak dava konusu taşınmazın 4500 ada 18 parsel yerine 5586 ada 2 parsel olarak yazıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, maddi hataya dayalı bozma ilamı ile bağlı kalınarak 5586 ada 2 parsele ilişkin bilirkişi incelemesi sonucu hüküm kurulması doğru olmamıştır. Dava konusu 4500 ada 18 parsel yönünden bozma ilamı doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir. Açıklanan nedenle karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/5640, K. 2009/8552, 7 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama