KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/6162 E., 2009/6845 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.11.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 1 parsel sayılı taşınmazda C16 Blok 62 no.lu daireyi harici sözleşme ile davalıdan satın aldığını, bedelini ödeyip, teslim aldığını belirterek adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyada yer alan dava konusu 1 parselin davalı şirket adına tescilli olduğu, davalının yap-satıcı sıfatıyla inşa ettiği binadaki dava konusu daireyi davalıya sattığı anlaşılmaktadır.
4822 sayılı Kanununla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3.maddesi ( c) bendi ile konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Kanunun kapsamına alınmıştır. Dava konusu taşınmaz konut niteliğindedir.
Anılan yasanın (e) bendindeki tanıma göre tüketici: bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi, (f) bendindeki tanıma göre de satıcı: kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetler kapsamındaki tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 23.maddesi hükmüne göre de, bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü itilaflara Tüketici Mahkemelerinde bakılması gerekir. Somut olayda; davacı gerçek kişi tüketici
sıfatıyla yapsatçıdan daire satın aldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu resen gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/6162, K. 2009/6845, 2 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama