Davacı, vasisi olduğu .’e ait 531 ada 36 parselde bulunan binanın 6 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydına davalı yararına ipotek tesis edildiğini, ancak ipoteğin tesis edildiği tarihte Münevver’in fiil ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek, ipotek şerhinin terkini ile borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2- Dosya içinde bulunan belge ve bilgilerden, davalının davaya konu ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yaptığı, takibe yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davanın ipotek borçlusunun fiil ehliyetine haiz bulunmadığı, borca ve faize yönelik itirazın yerinde bulunduğu gerekçesi ile ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 4.12.2007 tarih 2005/245 Esas 2007/367 Karar sayılı ilamı ile reddedildiği, anılan hükmüm Yargıtay Yüksek 13. Hukuk Dairesince 6.10.2008 tarihinde onandığı anlaşılmıştır.Yukarıda yazılı mahkeme ilamı ile ipotek borçlusu ...’in ipoteğin tesis edildiği tarihte fiil ehliyetine sahip olmadığı anlaşılmış ise de; anılan mahkeme ilamı ile tapudaki ipotek şerhinin terkini sağlanamayacağından davacının ipotek şerhinin terkini davası açmakta hukuki yararının olduğunun kabulü gerekir.Hal böyle olunca;
işin esasına girilerek taraf delilleri toplandıktan sonra ipotek şerhinin kaldırılması istemi hakkında karar verilmesi gerekirken, hukuki yarar yokluğundan reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.SONUÇ : Temyiz itirazlarının ( 1 ) bentte yazılı nedenlerle reddine, ( 2 ) bentte yazılan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 11.06.2009 tarihinde oy birliği ile karar verildi.