Davacı, 106 ada 20 parsel sayılı taşınmazda "." yazılan isminin "." ve "1.1.1955" yazılan doğum tarihinin "3.11.1974 olarak düzeltilmesini istemiştir.Davalı idare vekili davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, isim düzeltilmesi isteminin kabulüne, doğum tarihi düzeltilmesi davasının reddine karar verilmiştir.Hükmü davalı ... vekili temyiz etmiştir.Dava, tapu kaydına yanlış yazıldığı ileri sürülen kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur.
Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.Tapuda isminin düzeltilmesi istenen ., gerek tapu kaydı ve gerekse kadastro tutanağının edinme sebebi ve malik bölümündeki açıklamalara göre, . oğlu, 1.1.1955 doğum tarihli ve . köyündendir. Dosyaya getirilen nüfus bilgilerine göre de tapu kayıt malinin kimlik bilgileri
ile birebir örtüşen bu kişinin dolduğu anlaşılmaktadır. Davacı tanıkları ve tesbit bilirkişileri beyanlarında çekişmeli taşınmazın davacıya ait olduğunu söylemişlerse de, bu beyanlar, nüfus kaydı ve kadastro tutanağı gibi yazılı ve resmi belgelere uygunluk sağlanmamaktadır.
Tapuda isim düzeltme davaları kamu düzenine ilişkin olup, mülkiyet nakline neden olunmadan kaydın gerçeğe uydurulması zorunludur. Yukarıda yapılan açıklamalara göre, tapu maliki ile aynı kimlik bilgilerine sahip olan bir kişinin nüfusta kayıtlı bulunduğu anlaşıldığından yalnız tapu sicil müdürlüğüne husumet yöneltmek suretiyle açılan bir "tapuda isim düzeltme davası" ile sonuca ulaşılması olanaklı değildir.
Davacı iddiasını ancak tapu maliki veya mirasçılarına yönelterek açacağı bir tapu iptali ve tescil davası ile kanıtlanabilecektir. Mahkemece bu yön gözetilmek suretiyle tapuda isim düzeltilmesi davasının da reddine karar vermek gerekirken, aksine düşüncelerle kabulü yönünde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.