KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/6725 E., 2009/7518 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.02.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal tescil olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptal tescil talebinin reddine alacak talebinin kabulüne dair verilen 03.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı SS Konak Konut Yapı Kooperatifi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, yüklenici konumundaki davalı kooperatifin temlik işlemine dayalı tapu iptali tescil, ikinci kademedeki istek ise dava konusu bağımsız bölümün rayiç bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı kooperatif cevap vermemiş, yargılamalara katılmamıştır.
Davaya dahil edilen ... kendisinin de kooperatiften alacaklı olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının tapu iptal ve tescil istemi reddedilmiş, 65.000 YTL olan bağımsız bölüm bedelinin davalı ve dahili davalıdan alınarak davcıya verilmesi hüküm altına alınmıştır.
Hükmü, davalı yüklenici temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan 21.07.1993 günlü sözleşmede yüklenici sıfatıyla hareket eden davalı kooperatifin dava dışı arsa sahiplerine ait 3880 parsel üzerinde bir bina yapım işini yüklendiği, buna karşılık sözleşmede kararlaştırılan bağımsız bölüm tapularının yükleniciye verilmesinin taahhüt edildiği görülmektedir. Davacı yüklenicinin temliki işlemine dayanmaktadır. Temlik işleminin varlığı şüphesiz yükleniciye karşı ispat edilir. Fakat temlik işleminin varlığı ispat edilse bile alacağa hak kazanıldığı iddiasının taşınmaza
kayden malik olan arsa sahiplerine karşı kanıtlanması gerektiğinden bu tür davalarda arsa sahiplerinin de taraf olması zorunludur. Bir bakıma denilebilir ki arsa sahipleriyle yüklenici arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Davanın arsa sahipleri taraf olmadan sonuçlandırılması doğru değil ise de, davacının mülkiyet aktarımı isteği reddolunduğundan bu husus bozma sebebi yapılmamış, düşülen bu yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
Diğer taraftan, ilk temlik alacaklısı ... başlangıçta hasım olarak gösterilmemiş davaya dahil ettirilerek taraf sıfatı kazandırılmaya çalışılmış usulüne uygun biçimde taraf olmadığı halde aleyhine tahsil hükmü kurulmuştur. Ne var ki davaya dahil edilenin de temyizi olmadığından bu husus da bozma sebebi yapılamamış, yine düşülen yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
Borçlar Hukukunda mesuliyet, sözleşmeden veya kanundan kaynaklanır. Kanundan kaynaklanan borçlara örnek; haksız fiil, sebepsiz zenginleşme ve doktrinde kabul edildiği üzere vekâletsiz ... görme sebebiyle istenebilecek alacaklardır. Eldeki davada davacı ile yüklenici kooperatif arasında sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Davalı kooperatifin haksız fiil, sebepsiz zenginleşme gibi nedenlerle de davacıya karşı mesuliyetini gerektirecek durumlar söz konusu değildir. Kısaca davacı tazminat istemi hakkında ancak sözleşme ilişkisi bulunan davaya dahil edilen kişiye karşı başvurabilir. Mahkemece bu saptamalar bir yana bırakılarak hüküm altına alınan tazminat borcundan davalı kooperatifin sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/6725, K. 2009/7518, 15 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama