KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/6842 E., 2009/8383 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 28.11.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, davacının tapuda 1/2 hisse ile malik olduğu 87 parsel sayılı taşınmazının yola bağlantısının bulunmadığından davalıya ait 85 (834) parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Davalı, davacının kullandığı yolu olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Hazine adına tapuda kayıtlı davacının babasının kullandığı 99 parselin güneyinden ana yola ulaşmak için davacının kullanımında olan yolu olduğu, böylece geçit kurulmasında zorunluluk bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Taşınmazın paftası ve fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 15.10.2008 tarihli rapor ve kroki incelendiğinde, davacı taşınmazının genel yolla bağlantısının olmadığı, başka bir anlatımla mutlak geçit ihtiyacı içinde bulunduğu görülmektedir.
Hükme esas alınan 99 parselin güneyinde bulunan yolun, paftasında mevcut genel yol olmayıp, eylemli olarak kullanılan bir yol olduğu belirlenmiş, mahkemece bu yolun davacının geçit ihtiyacını karşıladığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Halbuki, geçit hakkı kurulurken genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yola kesintisiz bağlanmasının sağlanması gerekir.
Davacının genel yol olmayan ancak fiilen kullandığı 99 parselin güneyindeki yoldan yararlandığı esas alınarak davanın reddedilmiş olması Medeni Kanununun 747. maddesinde yazılı hükme ve maddenin amacına uygun değildir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacı taşınmazının genel yola yani paftada kayıtlı bulunan yola bağlantısını kesintisiz olarak sağlayacak şekilde geçit alternatifleri değerlendirilerek ve bu alternatifler üzerinde yer alan taşınmaz maliklerinin de usulüne uygun şekilde davaya katılması suretiyle sonucuna göre bir karar vermekten ibaret olmalıdır. Açıklanan bu yönler gözetilmeden yanlış değerlendirme ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/6842, K. 2009/8383, 3 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama