KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/7129 E., 2009/8466 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.11.2004 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, birleşen dava ile zilyetliğin korunması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 01.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı (birleşen dava davacısı) vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 318 sayılı parselde payına göre daha fazla yer kullanan davalının elatmasının önlenmesi istemine ilişkindir.
Davalı, açılan davanın reddini savunmuş, birleşen davasında 102 sayılı parsel üzerindeki zilyetliğin korunması isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kabulü ile davalı ...’ın 318 parsel sayılı taşınmazda davalı ...’ın 1344/275968 oranında (487,01 m2) hissesine yönelik müdahalesinin önlenmesine ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ve birleşen davanın davacısı Nurgül temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine, birleşen davanın konusu davacı ve davalı ... tarafından kanıtlanamadığından davalı ve davacı ...’ün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davanın tarafları 318 sayılı parselde 2/22 pay sahibi Davut Sarıaslan’ın mirasçılarıdır. ...un öldüğü, taraflar dışında başkaca mirasçılarının da
bulunduğu anlaşılmaktadır. Kısaca, taraflar 318 sayılı parselde elbirliği ile maliktir. Türk Medeni Kanununun 701-703. maddeleri arasında düzenlenen elbirliği mülkiyeti şu şekilde tanımlanmaktadır; “kanun ve kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir. Bu mülkiyette ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamını yaygındır.”
Görülüyor ki, elbirliği ortaklığı tüzel kişiliği olmayan bir ortaklıktır. Mal üzerinde ortakların doğrudan doğruya hakları yoktur. Mülkiyetin sahibi tüzel kişiliği bulunmayan ortaklık yani ortakların bütünüdür. Elbirliği mülkiyetinde mülkiyet, elbirliği ortaklarına ait olduğundan çekişme konusu taşınmazda hem davacı hem de davalı elbirliği maliki olarak belli bir yer kullandıklarından elbirliği ortakları arasında açılan men’i müdahale davasının değinilen bu sebeple dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Sorun elbette açılacak ortaklığın giderilmesi davası ile halledilebilir.
Mahkemece yapılan bu saptama bir yana bırakılarak asıl davanın reddi yerine istem hüküm altına alındığından karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/7129, K. 2009/8466, 6 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama