KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/7314 E., 2009/12024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davalılar
- ...ELEKTRİK MÜH. SAN. VE TİC. AŞ VD.
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.12.2006 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde raiç değer (tazminat) istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; ikinci kademedeki istem bakımından davanın kabulüne dair verilen 25.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 03.11.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler.
Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tarafların sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek taşınmaz bedelinin tahsili taleplerine ilişkindir.
Davalılar, sözleşmenin teminat amaçlı olarak düzenlendiğini, gerçek iradeyi yansıtmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteminin reddine, taşınmazın bedeli 300.000,00 YTL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ile özellikle davalıların dayandığı borç tasfiyesine ilişkin belgelerin çekişme konusu 3 numaralı bağımsız bölüme ilişkin değil 5436 ada 16 parseldeki 4 numaralı bağımsız bölüme ait bulunmasına, davada dayanılan 17.07.1997 günlü satış vaadi sözleşmesinin teminat amaçlı olarak düzenlendiğinin davalılar tarafından kanıtlanamamasına göre davalıların bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı ...Ş.’nin temyiz itirazlarına gelince;
Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun
./..
2009/7314 - 2009/12024 -2-
706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, davacının yasa uyarınca temliken vaat alacaklısı olduğu, 17.07.1997 günlü 3 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerin satışının vaat edildiği sözleşmenin tapuya 19.09.1997 tarihinde şerh edildiği, davalılardan ... Elektrik A.Ş.’nin maliki olduğu taşınmazı satış vaadi sözleşmesi şerhinin terkin tarihi olan 04.10.2006 gününden önce ve 08.07.2002 tarihinde diğer davalı ... Dış Tic.A.Ş.’ye tapuda sattığı anlaşılmaktadır.
Kısaca ifade etmek gerekirse davalı ... Dış Tic. A.Ş. 3 numaralı bağımsız bölümü tapu sicilinin “aleniyet” prensibi uyarınca görerek ve bilerek satın almıştır. Bir satış vaadi sözleşmesinin tapu siciline şerh edilmiş olması davacı ... Bankasının kişisel hakkını kuvvetlendirir ve bu hak taşınmaza daha sonra malik olan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir hale gelir. Bu durumda da davalı ... Dış Tic. A.Ş., TMK m.1023 korumasından yararlanamaz. Hal böyle olunca, davacı ...
Bankasının mülkiyet nakline ilişkin talebinin kabulü gerekirken bu istemin reddi doğru değildir.
Karar, yukarıda açıklanan nedenlerle davacı banka yararına bozulmalıdır. Kabule göre de; 5411 Sayılı Bankacılık Kanununun 140.maddesi gereğince faaliyet izni kaldırılan veya tasfiyeleri fon eliyle yürütülen bankaların her türlü harçtan muaf olduğu düşünülmeden davacı bankanın harçla sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/7314, K. 2009/12024, 3 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama