KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/7320 E., 2009/8368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 19.01.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yol olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, maliki bulundukları 28, 29, 31 parsel sayılı taşınmazlar ile davalıya ait 27 ve 30 parsel sayılı taşınmazların ifraz öncesinde bir bütün olarak kullanıldığını, taşınmazlara ulaşımı sağlayan kadim yolun kadastro çalışmaları sırasında davalı ve davacılar taşınmazlarına katıldığını ileri sürerek, tapunun yol olan kısmının iptali ile yol olarak sınırlandırılmasını istemişlerdir.
Davalı, ilk celsede paftasında yol bırakılmasına itirazı bulunmadığını, keşifte yolun sınırlarını göstereceğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, dava açılmasına neden olmadığından yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiği gerekçesi ile davalı temyiz etmiştir.
Bir davada yargılama giderinin aleyhine hüküm verilene yükletileceği HUMK.nun 417. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Bu kuralın ayrık durumu “Şu kadar ki müddeaaleyh hal ve vaziyeti ile aleyhine dava ikamesine sebebiyet vermemiş ve ilk muhakeme celsesinde de müddeinin iddiasını kabul etmiş ise masarifi muhakeme ile ilzam olunamaz.” hükmü ile HUMK.nun 94/2. maddesinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacılar ifraz öncesi bir bütün olarak kullanılan taşınmazlara ulaşımı sağlayan kadim yolun tapu kayıtlarından iptali ile yol olarak sınırlandırılmasını istemişlerdir. Davalı ilk oturumda davayı kabul etmiştir. Taşınmazların kadastro çalışması ile çapa bağlanması Devletin sorumluluğundadır.
Davalı, dava konusu taşınmazların çapa bağlanması amacıyla Kadastro Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca kurulan kadastro ekibinde görevli bulunmadığı kadastro tutanaklarından anlaşılmaktadır. Görülüyor ki, davalı dava açılmasına neden olmadığı gibi ilk oturumda da davayı kabul etmiştir. Bu nedenle, davalı yargılama gideri ve yargılama gideri içinde yer alan vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz.
Mahkemece, yargılama gideri ve yargılama gideri içinde yer alan vekalet ücreti ile davalının yükümlendirilmesi doğru bulunmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK.nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/7320, K. 2009/8368, 3 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama