İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/733 K.2009/1178

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 23.03.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından…

Esas2009/733Karar2009/1178Tarih3 Şubat 2009Okuma4 dk · 894 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/733 E., 2009/1178 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Şubat 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

894 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 23.03.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar dava dilekçesi ile, dava konusu 285 Ada 47 parsel ve 351 Ada 7 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında malik görünen “... ...” ile mirasbırakanları “... ... ...” nın aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesini, 04.02.2008 tarihli dava dilekçesinin açıklanması konulu dilekçesi ile de tapu kayıtlarında yazılan "..." isminin "... ..." olarak düzeltilmesini istemişlerdir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.

Dava, tapu kaydında yanlış yazan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.

Bu tür davalarda tapuda herhangi bir nedenle yanlış yazılan nüfus bilgilerinin nüfus kaydına uygun hale getirilmesi amaçlanmıştır. Davacının murisi “ ... ... ...” nüfusta kayıtlı olmadığına göre tapu ve nüfus kaydı arasında bağlantı ve tutarlılık sağlanması mümkün değildir. Diğer bir değişle bağlantı ve dayanak oluşturacak bir nüfus kaydı yoktur. Bu durumda davanın reddi yerine yargılamaya devamla tapuda murisin nüfus bilgilerinin düzeltilmesine karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 3.2.2009 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Davacılar, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik görünen “... ...” ile mirasbırakanları “... ... ...” nın aynı kişi olduğunun tespitini, daha sonra vermiş oldukları bir dilekçe ile de murislerinin tapu kayıtlarında “... oğlu ... ...” olarak yazılan kimliğinin “... oğlu ... ... ...” olarak düzeltilmesini istemişlerdir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün davalı idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Daire çoğunluğu tarafından; “bu tür davalarda tapuda herhangi bir nedenle yanlış yazılan nüfus bilgilerinin nüfus kaydına uygun hale getirilmesinin amaçlandığı, davacının murisinin nüfusa kayıtlı olmadığına göre tapu ve nüfus kaydı arasında bağlantı ve tutarlılık sağlanmasının mümkün olmadığı, bağlantı ve dayanak oluşturacak bir nüfus kaydı bulunmadığı, bu durumda davanın reddi yerine düzeltme kararı verilmesinin doğru olmadığı…” belirtilerek bozulmuştur.

Dava konusu 351 ada 7 sayılı parselin, tapu ve vergi kayıtlarına dayalı olarak 27 Aralık 1963 tarihinde davacıların murisi adına tespit gördüğü, 285 ada 47 sayılı parselin kadastro tutanağının tetkikinde; edinme sebebinde senetsiz olup 945 tarihli 722/38 no’lu vergi kaydı ile ... ... adına kayıtlı olduğu, ceddinden intikalen kendisine kaldığı, 50-60 seneden beri zilyet olduğu, belirtilerek “kargir dükkan” vasfı ile ... oğlu ... ... adına tespit edildiği, tespitin 25.11.1966 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Davacıların murisi her ne kadar nüfusta kayıtlı değil ise de, 1979 da öldüğü, 1930 doğumlu eşi ...’nin de 1956 yılında vefat ettiği, on çocukları bulunduğu, nüfus kayıtlarında çocuklarının baba adlarının “M....” ve “... ...” olarak geçtiği, resmi nüfus kayıtlarından ve bu kayıtlara göre mahkemece verilen veraset belgesinden anlaşılacağı üzere ... ...’in davacıların murisi ve babaları olduğu açıktır.

Davacılar, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazların babalarına ait olduğunu, ölümünden sonra da mirasçıları tarafından kullanıldığını belirtmişler, bu husus mahallinde yapılan keşifte dinlenen tanıklar tarafından da doğrulanmıştır.

Davacılar, tapuda murisleri babalarının adının hatalı yazılması nedeniyle dava açtıklarını belirtmektedir. Tapu maliklerinin mirasçılarının başvurması halinde tapu idareleri genellikle kendiliklerinden bu tür düzeltme işlemlerini yapmamakta, bu konuda mahkemelerden düzeltme veya tespit kararları istemektedir. Bunun üzerine mahkemelerde dava açılmaktadır. Uygulamada mahkemelerce, açılan bu tür davalara uzun yıllardır bakılmakta ve temyiz incelemesinden de geçen gerek düzeltme gerekse tespit kararları Tapu Sicil Müdürlüklerine götürülerek intikal ve satış işlemleri yapılabilmektedir. Davacıların bu tür davaları açmakta hukuki yararları mevcuttur. Şöyle ki;

Tapu Sicil Tüzüğünün 87. maddesinde kadastro çalışmaları sırasında meydana gelen yazım hatalarıyla ad, soyadı ve baba adındaki yanlışlık veya eksikliklerin ilgilisinin başvurusu üzerine dayanak kayıt ve belgeler incelenerek, talebin gerçek hak sahibinden geldiğine kanaat getirilmesi şartıyla düzeltilebileceği belirtilmektedir. Buradaki düzeltme işlemi, tapu memurlarının insiyatifine bırakılabilecek sadece yazım hatalarıyla ilgili konulara ilişkin olup mülkiyet ihtilafının hallinin, dolayısıyla yargılamanın gerekmediği hallere ilişkindir.

Muris nüfusa kayıtlı ise ve sağlığında soyadı almış ise zaten murisin tapu kaydındaki kimlik bilgileri nüfus kaydına göre düzeltilmektedir. Ancak murisin nüfus kaydı yoksa veya muris soyadı almadan ölmüş ise veya Türk soylu yabancı ülke vatandaşı ise ne yapılacaktır?

Burada sorun, sadece tapuda herhangi bir nedenle yanlış yazılan nüfus bilgilerinin nüfus kaydına uygun hale getirilmesi değil, tapu kayıtları ile mülkiyet hakkına sahip oldukları halde tapu kayıtlarında düzeltme ve bu nedenle intikal yaptıramadıklarından bu hakkı kullanamayan şahısların Anayasal mülkiyet haklarını kullanabilmelerinin sağlanmasıdır.

Bozma kararı doğrultusunda davanın reddi halinde, daha önce tapu idaresine başvurduğu halde düzeltme işlemlerini yaptıramayan mirasçılar tapu kayıtları ile mülkiyet hakkına sahip oldukları halde tapu kayıtlarında düzeltme veya intikal yaptıramadıklarından Anayasal mülkiyet haklarını kullanamayacak yani çaresiz kalacaklardır.

O halde idari yoldan tapu kayıtlarında düzeltme veya intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak açılan bu tür davalarda düzeltme kararı verilemeyen hallerde tespit kararı verilmesi gerekli ve zorunludur.

Sonuç olarak;

Soyadı Kanununun yürürlüğe girmesinden önce ölmüş olup soy ismi almayan veya herhangi bir nedenle nüfus kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de; bu gibi durumlarda tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilebileceği nazara alındığında, “tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesi” şeklinde bir hüküm kurulması gerekir. Bu yönde karar verilmesi usul ekonomisinin de bir gereğidir.

Davaya konu olayda; mahkemece davacıların talebi doğrultusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılarak tapu maliki ile davacıların murisinin aynı kişi olduğunun tespiti yönünde verilen hüküm yerinde olduğundan kararın onanması gerekirken tapuda isim düzeltilmesi yolu ile sorunun çözülemeyeceği, davanın reddi gerektiği” gerekçesiyle bozma kararı verilmesi isabetli değildir.

Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olması nedeniyle onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/733, K. 2009/1178, 3 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Karşı Oy Yazısı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/733
Karar No
2009/1178
Tarih
3 Şubat 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/734 K.2009/1575
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/734 K.2009/808
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/734 K.2009/1748
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/735 K.2009/2098
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/735 K.2009/1564
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/736 K.2009/1279

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.