KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/7355 E., 2009/8346 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21.10.2008 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; ecrimisil isteminin kabulüne dair verilen 19.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, 21.07.1995 günlü zilyetliğin devri sözleşmesine dayalı, üzerinde kat mülkiyeti tesis edilmiş 253 ada 11 sayılı parseldeki son kat bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı, kendisinin de zilyetliğin devri sözleşmesinde imzası bulunan Sebahat Malgüç’ün mirasçısı olduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taleple bağlı kalınarak toplam olarak 3.900,00 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, elatmanın önlenmesi talebi olduğu halde bu konuda olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden 253 ada 11 sayılı parsel üzerine yapılan binada bodrum 1 daire, zemin, 1. ve 2.katlarda ikişerden 7 daireli olmak üzere kat mülkiyeti tesis edildiği, yapıdaki 6 ve 7 numaralı bağımsız bölümlerin tarafların ortak mirasbırakanları Murat Malgüç adına kayıtlı olduğu, çekişme konusu yerin kurulan kat mülkiyeti kapsamı dışında kaldığı, uygulamadaki değimi ile “kaçak” bir yer olduğu anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 683.maddesi hükmü gereğince bir şeye malik olan kimse, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Bir başkası tarafından malına haksız elatılmışsa, bunun giderilmesini dava edebilir. Türk Medeni Kanununun 684.maddesi hükmüne göre de bir şeye malik olan kimse o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur.
Anılan yasanın 718.maddesinde ise arazi üzerindeki mülkiyetin yapıları da kapsayacağı hükme bağlanmıştır. Kısaca, arsa üzerindeki binanın veya bağımsız bölümlerin malikleri ayrı, burada yer alan ve tapu kaydı kapsamında bulunan “kaçak” bağımsız bölümü ayrı olarak düşünmek mümkün değildir. Hal böyle olunca, 253 ada 11 parsel sayılı taşınmazda kat mülkiyeti maliklerinin tamamı çekişme konusu yer üzerinde mülkiyet hakkı sahipleridir.
Bu durumda, 6 ve 7 numaralı bağımsız bölümler tarafların ortak mirasbırakanı Murat Malgüç adına kayıtlı olduğundan, diğer kat mülkiyeti sahipleri gibi hem davacıların hem de davalının dava konusu yer üzerinde tapuya dayalı hakları bulunmaktadır. Bu yerden intifaları engellendiğinden davacılar ecrimisil adı altında en az kira kaybı zararı isteyebilirlerse de kuşkusuz bu hakları miras yoluyla kendilerine intikal edecek payları ile sınırlıdır.
Yapılan açıklamalar karşısında mahkemece, 253 ada 11 sayılı parselde kurulan kat mülkiyetine göre çekişmeli yerdeki tüm kat maliklerinin ve bu arada davadaki tarafların payları bir bilirkişiye hesaplatılmalı, davacıların isteyebilecekleri ecrimisil tutarları bulunacak payları ile sınırlı olarak kabul edilmelidir. Fazla ecrimisil hesabı açıklanan nedenlerle doğru olmamıştır. Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır. Kabule göre de; davada elatmanın önlenmesi isteminde bulunulduğu halde, bu konuda olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/7355, K. 2009/8346, 2 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama