KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/7408 E., 2009/8156 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.09.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 23.05.1988 günlü adi yazılı “gayrimenkul, hibe ve bağış senedi” başlıklı senede dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalılardan ... ve ... davayı kabul etmiş, diğerleri davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Davadaki istemin dayanağı olan 23.05.1988 günlü adi yazılı senet bağışlama vaadine ilişkindir. Borçlar Kanununun 238. maddesi uyarınca bir taşınmazın veya taşınmaz üzerindeki ayni bir hakkın bağışlanması vaadinin geçerli olması resmi senetle yapılmış olmasına bağlıdır. Borçlar Kanunun daki şekil serbestisinin aksine kanun, herhangi bir sözleşme için şekil şartı öngörmüşse bu şekil, geçerlilik (sıhhat) şartıdır.
Borçlar Kanununun 11/2. maddesi uyarınca “kanunun emrettiği şeklin şumul ve tesiri derecesi hakkında başkaca bir hüküm tayin olunmamış ise akit, bu şekli riayet olunmadıkça sahih olmaz.” Bu hükme göre aksine açıklık bulunmadıkça uyulması emredilen şekil bir geçerlilik şartı olduğundan davada adi yazılı bağışlama vaadi aktine dayanılarak mülkiyet aktarımı istenemez. Mahkemenin yapılan bu saptamayı gözetmek suretiyle 23.05.1988 günlü sözleşmeye değer tanımaması doğrudur.
Ancak; davalılardan ... ve ... 29.03.2006 tarihli
oturumda, davayı kabul ettiklerini beyan etmişler, bu beyanlarını HUMK.nun 151. maddesi çerçevesinde imzaları ile onaylamışlardır. HUMK.nun 92. maddesi hükmünce kabul, iki taraftan birinin diğerinin neticei talebine muvafakat etmesidir. Aynı yasanın 95. maddesine göre de kabul, kati bir hükmün hukuki sonuçlarını meydana getirir. Mahkemece bir kısım davalıların davayı kabul beyanı gözardı edilerek davanın bütünüyle reddi doğru olmadığından karar açıklanan bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/7408, K. 2009/8156, 30 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama