KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/7826 E., 2009/8405 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 17.06.2004 gününde verilen dilekçe ile tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi ve kal, karşılık davada tersimat hatası sebebiyle kısmen tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.09.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve karşılık davacı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 17.06.2004 tarihli dilekçesi ile 118 sayılı parsel 24.500 m2 tarla cinsli taşınmazda müşterek paydaş olup, davalının ev yapmak ve yol olarak kullanmak suretiyle müdahalesinin önlenmesi ve binanın yıktırılmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini ve usulüne uygun olarak harcını vererek cevap dilekçesindeki karşı davasında tersimat hatasının düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, keşfen yapılan inceleme sonucu davanın kabulüne, davacının müşterek paydaş olduğu 118 parsel sayılı taşınmaza davalının 674,46 m2'sine ev yaptırmak, yol ve tarla olarak kullanmak üzere müdahalesinin önlenmesine ve bu yer üzerindeki muhdesatların kal'ine 26.09.2008 tarihinde karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ve karşılık davacı ... temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 683. maddesi gereğince tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi ve kal, karşılık dava ise 3402 sayılı Kadastro Yasasının 41. maddesi gereğince tersimat hatasının düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 688 ve devamı maddeleri uyarınca, paylı mülkiyetin konusu; fiili olarak bölünmemiş eşyaya ve müşterek mülkiyet ise aynı hukuki statüde bulunan birden çok kişinin belirli bir eşyaya aynı anda paylı olarak malik oldukları bir topluluk mülkiyeti şeklindedir. Paydaşların eyşa üzerinde sahip bulundukları hisse maddi olarak (fiilen) bölünmüş olmayan soyut bir hisse niteliğindedir.
Başka bir anlatımla, fiili bölünme değil, fiziki bölünmenin söz konusu olduğu, dolayısıyla her paydaşın müşterek eyşanın her parçasında hakkının bulunduğu, ayrıca müşterek eşya ile ilgili bölünebilen yetkiler üzerinde her hissedarın payı oranında bağımsız hakkının bulunduğu, fakat bölünemiyen yetkilerde herkesin hakkının eyşanın tamamını kapsadığı açıktır.
Belirtilen nedenle, paylı mülkiyete konu taşınmaza elatılması halinde bu elatmanın önlenmesini tek başına istemesi mümkün ise de, Hukuk Genel Kurulu'nun 13.06.1984 gün ve 1982/358 - 1984/710 Karar sayılı kararı doğrultusunda elatmanın yanısıra kal isteminin de söz konusu olduğu hallerde tüm müşterek maliklerin davada birlikte yer almaları gereklidir.
Somut olayda; kal'e konu yapının bulunduğu 118 parsel numaralı taşınmazda davacı-karşı davalı ... tapuda 176700/294000 oranında paydaş olup anılan malik dışında da paydaşlar bulunmakta olup davada yer almamışlardır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve mahkemece verilen karar davada yer almayan paydaşların da hukuki durumunu etkileyeceğinden usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığı gibi davalı ve karşılık davacı ... tarafından açılan tersimat hatasının düzeltilmesine ilişkin karşılık dava ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da yasaya aykırı olup hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/7826, K. 2009/8405, 6 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama