KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/7962 E., 2009/8907 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.07.2008 gününde verilen dilekçe ile tahsise dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, davalı ... Meclisinin 02.06.2000 tarihli kararı ile kendilerine tahsis edilen 2397 ada 1 ve 2398 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini, bu istem kabul edilmezse ödenen tahsis bedelinin taşınmazların rayiç bedeli üzerinden tazminini talep etmiştir.
Davalı, zamanaşımı savunmasında bulunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava, kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazlar davacı Kooperatife davalı ... Meclisi kararı ile tahsis edilmiştir. Bu tahsis işlemi mülkiyetin davacıya geçirilmesini sağlayan işlemlerdendir. Diğer bir anlatımla, adına tahsis yapılan kişi mülkiyetin doğrudan geçirilmemesi halinde dava yoluyla talepte bulunabilir. Mahkemede bu nedenlerle taraflar arasında bedele ilişkin uyuşmazlık bulunmaması da gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak;
Çekişme konusu 2397 ada 1 ve 2398 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının beyanlar sütununda "6831 sayılı Kanununun 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkarılan sahada kaldığından bu imar uygulamasındaki sorunun plan tadilatı veya imar uygulaması yoluyla ya da hükmen çözümleninceye kadar bu taşınmaza yönelik tedavül talepleri karşılanmayacaktır" şeklinde 31.01.2006 tarih 1468 yevmiye nolu belirtme mevcuttur.
Genellikle tapu kütüğüne yazılarak alenileştirilmesinde fayda umulan hukuki ilişki ve fiili durum şeklinde tarif edilen beyanların bazıları, üçüncü kişilerin iyiniyetini bertaraf etmeye yararken, bazıları ilgilisi yararına karine yaratır. Bazıları ise taşınmaza bağlı bir ayni hakkı ya da şahsi hakkı açıklarken bazı beyanlar da kamu hukukundan kaynaklanan kısıtlamaları açıklar. Bir diğer anlatımla, beyanın niteliğine göre beyana bağlanan sonuç değişmektedir (Oğuzman-Seliçi, Eşya Hukuku, İstanbul 2004, s.204).
Somut olayda da; dava konusu taşınmazlar kaydında bulunan belirtme imar uygulamasındaki yanlışlıklara dikkat çekerek bunlar giderilinceye kadar mülkiyet değişikliğinin önüne geçmek amacıyla diğer bir anlatımla fiili durumu alenileştirme ve üçüncü kişileri korumak için kayda işlenmiştir. Bu belirtme, kayıtta durduğu sürece hükmen dahi tedavül talebinin karşılanmaması gerekir. Davacının dayandığı tahsis kararının sözü edilen belirtme nedeniyle belirtme kayıttan terkin edilmediği sürece ifa olanağı bulunmamaktadır. Mahkemece bu yön gözetilerek davacının kademedeki istemi incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/7962, K. 2009/8907, 13 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama