KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/7995 E., 2009/8400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.09.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ve müdahalenin önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, davalı oğlunun da arsa sahibi olarak taraf olduğu, yüklenici ile yapılan 07.04.1994 günlü arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinde binanın 3 ve 13 numaralı bağımsız bölümlerinin kendisine, 6 ve 11 numaralı bağımsız bölümlerin davalı oğluna bırakılmasının kararlaştırıldığını, kendisine düşen bağımsız bölümlerin daha sonra 2 ve 8, davalı oğluna düşen yerlerin de 34 ve 37 bağımsız bölüm numaralarını aldığını, sözleşmede kendisine bırakılması kararlaştırıldığı halde davalının 34 ve 37 bağımsız bölüm numaralı dükkanlardan kendisine pay verilmesi teklifi üzerine 8 numaralı bağımsız bölümün 134/190 payının davalıya geçirildiğini,
ancak davalının dükkanlardan kendisine pay vermediğini, böylelikle 8 numaralı bağımsız bölümdeki davalının 134/190 payının sebepsiz kaldığını ileri sürerek bu payın iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, taşınmazda sözleşme ile yapılması kararlaştırılan sayıdan daha az bağımsız bölüm üretildiğini, bundan dolayı daire paylaşımının rızai ve sözlü olarak değiştirildiğini, yazılı anlaşma yapılmadığını, davacının iddia ettiği biçimde bir anlaşma da olmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten tarafların imzasını taşıyan 07.04.1994 günlü arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinde binadaki 3 ve 13 numaralı bağımsız bölümlerin davacıya bırakılmasının kararlaştırıldığı, bunların daha sonra kurulan kat irtifakında 2 ve 8 numaralı bağımsız bölümler olduğu, kat irtifakı tesisinde 8 numaralı bağımsız bölümdeki 134/190 payın davalı adına tescil edildiği, kat irtifakının da 07.04.1994 günlü sözleşmenin yüklenici konumundaki ...’ın aldığı vekalete istinaden tesis ettiği görülmektedir.
Burada öncelikle belirtilmesi gereken husus, kat irtifakını kuran vekilin aynı zamanda 07.04.1994 günlü sözleşmenin yüklenicisi olduğundan kat irtifakı tesisini arsa payı karşılığı sözleşmeye aykırı kurduğudur. Nitekim, davalı da cevap dilekçesinde bu aykırılığı kabul etmiş, savunma olarak arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesindeki paylaşımın sözlü olarak değiştirildiğini ileri sürmüştür.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesinde öngörülen kurala göre, iki taraftan her birinin iddiasını ispat etmesi gerekir. Buna göre de, ispat külfeti ilk önce davacıya düşer. Ancak, eldeki davada davalı, 07.04.1994 günlü sözleşmedeki paylaşımın sözlü olarak değiştirildiğini, başka bir anlatımla sözleşmedeki durumun hilafını yani istisnai bir durumu savunduğundan ispat külfeti davalıdadır. Kısaca davalı, 07.04.1994 günlü sözleşmedeki paylaşımın sonradan herhangi bir nedenle değiştirildiğini ispat etmelidir.
Bu nedenle mahkemece davalıdan tadil sözleşmesine ilişkin delilleri sorulup saptanmalı, incelenip değerlendirilerek bunun sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.
Değinilen yön bir yana bırakılarak ve ispat külfetini tayinde yanılgıya düşülerek davanın yazılı olduğu şekilde reddi doğru değildir.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/7995, K. 2009/8400, 6 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama