KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/8286 E., 2009/9637 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.11.2007 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 02.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, davalının paydaşı olduğu 533 parsel sayılı taşınmazda davalı payına düşen 200 metrekarelik kesimi haricen satın alarak, bu kesime iyiniyetle bina yaptığını ileri sürerek Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tescil istemiştir
Davalı, harici satışın geçerli olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, binanın bulunduğu kesimin ifrazının mümkün olmadığı ayrıca 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca hisse tescilinin de mümkün olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunulabilmesi için, malzeme sahibinin iyiniyetli olması, yapı kıymetinin taşınmazın değerinden açıkça fazla olması, yapıyı yapanın ( malzeme sahibinin), taşınmaz malikine uygun bir bedel ödemesi gerekir. Sayılan bu üç koşulun yanı sıra, yapının bulunduğu arazi parçası davalıya ait taşınmazın bir kısmını kapsıyor ise, iptal ve tescile karar verebilmek için ayrıca bu kısmın ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gerekir.
Somut olayda. Davacıya ait yapının, imar uygulaması sonucu oluşan 382 metrekare yüzölçümlü 8197 ada 7 numaralı parselinin 130 metrekarelik kesiminde kaldığı ve bu kesimin ifrazının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Yapının, bulunduğu arazi parçasının bir kısmını kapsaması ve bu kısmın ifrazının mümkün olmaması halinde davanın niteliği gereği yapı sahibi arazinin tamamında paydaş kılınamaz.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/8286, K. 2009/9637, 16 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama