KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/8361 E., 2009/9661 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.06.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, maliki olduğu 1555 parsel sayılı taşınmazına davalının müdahalesinin men'i ile zararının tazminini istemiştir.
Mahkemece kısa kararda, davalının davacı parseline yapmış olduğu 28 m2 tecavüzünün men'ine ve taşınmaz üzerinde bulunan 2 adet erik, 1 adet ayva ağacının kal'ine, ağaçların davalı tarafından kaldırılmaması halinde kararın icra yolu ile infaz sırasında yapılacak kal masraflarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve zarar ziyan ve tesbit masraflarına dair açtığı tazminat davasının da reddine karar verilmiştir. Ancak gerekçeli kararda ise elatmanın önlenmesi davasının kabulü ile tazminat isteminin reddine karar verilmiş, kal hususunda kısa kararda verilen hükme ise yer verilmemiştir.
Hükmü, her iki taraf da temyize getirmiştir.
Tefhim olunan kısa karar ile gerekçeli kararın farklı olduğu görülmüştür.
10.4.1992 tarih 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı ile kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı, bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmasızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile vicdani kanaatine göre karar verebileceği öngörülmüştür. Bu itibarla kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/8361, K. 2009/9661, 16 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama