İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/8474 K.2009/11535

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.08.2001 ve 16.08.2001 gününde verilen dilekçeler ile tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl ve birleşen davalarda davalı ...Ş aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı ... Tic. Ltd.…

Esas2009/8474Karar2009/11535Tarih23 Ekim 2009Okuma6 dk · 1.268 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/8474 E., 2009/11535 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Ekim 2009
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.268 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.08.2001 ve 16.08.2001 gününde verilen dilekçeler ile tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl ve birleşen davalarda davalı ...Ş aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı ... Tic. Ltd. Şti. Aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen 06.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... Tic. Ltd.

Şti, davacı ..., birleşen dava davacıları ... vd. ile duruşmasız olarak temyizi davacı ... tarafından istenilmekle, tayin olunan 20.10.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... Mad. Tic. Ltd. Şit. vekilleri Av. ... ve Av. ... ile karşı taraf birleşen dava davacıları vekili Av. ... , davacı ... vekili Av. ... ile davacı ... vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.

Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar ... ve ..., mahkemenin 2001/576 esasında kayıtlı davalarında; ruhsatı birleşen davanın davacısı ... Ltd.Şti.’ne ait olan ... İlçesi ... Köyü İR 296 ruhsat numaralı kömür maden sahasını ... Ltd.Şti ile yapılan rödevans sözleşmesi gereğince işlettiklerini, davalılardan ...

Madencilik Ltd.Şti.’nin ise ruhsatı diğer davalı ...Ş.’ne ait olan İR 1520 sayılı sahanın işleticisi olduğunu, her iki kömür maden sahasının da yer altı işletme metodu ile işletildiğini, davalıların tacir olmasına rağmen gerekli özeni göstermeyerek İR 296 ruhsat numaralı sahanın bir kısmına haksız elatmak suretiyle kömür madeni çıkarttıklarını, bu hususun 28.8.2000 tarihli tutanak ile de saptandığını ileri sürerek,

üretemedikleri kömürden kar yoksunluğu zararına uğradıklarını, sahaya yapılan amortisman giderleri bulunduğunu, yeraltı işletmesinin göçüklere neden olduğunu ve ek tedbir alındığını, üretimde de aksamalar olduğunu belirtip fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000.00YTL tazminatın 28.8.2000 tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsili isteğinde bulunmuş, istemini 11.11.2003 ve 11.5.2005 tarihli dilekçeleri ile 58.659.00 YTL olarak ıslah etmiştir.

Birleşen 2001/579 esasta kayıtlı davada davacı ... Ltd.Şti. ise, sahibi olduğu İR 296 sayılı ruhsat kapsamında kalan kömür maden sahasının 1.3.1989 tarihli sözleşme ile rödevans karşılığı diğer davacılar tarafından rödevans karşılığı işletildiğini, davalılardan ... Madencilik Ltd. Şti.nin ruhsatları kapsamındaki sahaya haksız olarak elatmak suretiyle kömür elde ettiğini, davanın ... A.Ş.’nin de denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi rödevans almak suretiyle haksız kazanç sağladığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 107.304.00 YTL nin 28.8.2000 tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tahsili isteğinde bulunmuştur.

Davalı ... A.Ş., ruhsat sahalarının belirlenmesinde koordinatlı sisteme geçiş nedeniyle Maden İşleri Genel Müdürlüğünün hatalı işlem yaptığını, Bakanlık aleyhine dava açtıklarını, sınır uyuşmazlığı nedeni ile 28.8.2000 tarihli tutanağın delil olarak kabul edilemeyeceğini, gerek sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ve gerekse haksız elatma sebebiyle açılan davalarda istemin zamanaşımına uğradığını, davacıların üretim ile ilgili yatırım giderlerinin zarar olarak değerlendirilemeyeceğini ve faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... Ltd.Şti.; taleplerin, ruhsat sahası sınırlarını belirleyen idare aleyhine öne sürülebileceğini, ruhsat sahibi tarafından teslimi yapılan alanda faaliyet gösterdiklerini, bu nedenle kendilerine kusur izafe edilemeyeceğini, olayın gerçekleştiği 1997-1998 tarihi itibariyle zamanaşımının söz konusu olduğunu, 28.8.2000 tarihli tutanakta şirket adına yetkili kişi tarafından atılmış bir imza bulunmadığından kendilerini bağlamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dava ve birleştirilen davada davalı ... A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, ... Madencilik Ltd.Şti. aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davacılar ...-..., davacı ... Ltd.Şti.’nin temlik alacaklıları ve davalı ... Ltd.Şti. temyiz etmiştir.

1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre temyiz eden tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2-Asıl ve birleştirilen davada davacılar maden işletme hakkının devrine dair sözleşmelere dayanmıştır. Bu sözleşmeler incelendiğinde, hasılat kirasına ilişkin olduğu görülmektedir.

Düzenlemesi Borçlar Kanunu m.270 vd. yapılan hâsılat kirası, hâsılat veren bir mal veya hakkın kullanılmak, semerelerinden yararlanılmak ve işletmek üzere bir bedel karşılığında kiralayan tarafından kiracıya devredilmesinin taahhüt edilmesidir. Başka bir deyişle hâsılat kirasında kiralayan hâsılat getiren bir malı ya da hakkı, kiracının bu malın semeresinden yararlanmasını da içerecek şekilde kiralamaktadır. Hâsılat kirasının konusunu hâsılat getiren bir taşınır veya taşınmaz yahut bir ticari işletme veya hak oluşturabilir.

Hâsılat kirasında adi kiradan farklı olarak kiracı, kira konusu şeyi işletmek semereleri fazlalaştırmakla yükümlüdür. Hâsılat kira bedeli, cirodan belli bir pay olarak ödenecekse bu yükümlülüğün varlığı kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Kira bedeli nakit olarak ödenecek olsa dahi kiracı sözleşme sonunda işletmeyi teslim aldığı şekli ile iade zorunda olduğundan kiracının kiralananı “iyi bir surette işletmekle mükellef olduğu” kabul edilmelidir.

Hâsılat kirasında kiralayanın önde gelen borcu, BK. m. 272 hükmüne göre, kiralananla birlikte kiralanmış menkul şeyler varsa bunlar dahi dahil olduğu halde kiralananı akitten maksut olan kullanmaya ve işletmeye salih bir halde kiracıya teslim borcudur. Teslim kavramı, kiralananın ve bunların içinde menkul şeyler varsa bunların da sözleşmedeki amaca uygun bir şekilde kullanılmak ve işletilmek üzere kiracıya terk edilmesini ifade eder.

İşletmeye elverişli teslimden kastedilen, işletmenin varsa hukuki ve fiili ayıplardan arındırılmış, bütün malzeme, bina ve imtiyazlar ile ruhsatların noksansız teslimidir. Kiralayanın işletmeyi, hukuki ayıplı olarak veya işletme için fiili engelleri kaldırılmadan teslim etmesi demek “ teslim borcunu ifada” temerrüde düşmesi demektir.

Teslim borcunda temerrüde düşen kiralayan kiracıya karşı BK. m. 272 f.2’nin yaptığı gönderme sebebiyle kiracıya karşı adi kiraya ilişkin hükümler uyarınca sorumlu olduğu gibi işletme faaliyetlerinin ayıplı teslimden kaynaklanan nedenlerle sürdürülmesi sonucu üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan da işletmeci ile birlikte (müteselsil) sorumludur.

Gerçekten, birden çok borçludan her birinin sözleşme veya kanun gereği alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olduğu ve alacaklının borcun tamamını borçluların her birinden talep edebileceği ancak borçlulardan birinin ifası ile sona eren borç ilişkisi varsa BK. m. 50 ve 51 hükümlerine göre borçlular borçtan müteselsilen sorumlu olurlar.

Eğer borçlulardan biri diğer borçluya, borcun tamamından sorumlu olacağı taahhüdünde bulunmuşsa, bu taahhüt alacaklıyı bağlamaz ve ancak borçlular arasındaki iç ilişkide dikkate alınabilir.

Eldeki davayı ilgilendiren Borçlar Kanununun hasılat kirası ile müteselsil borç ilişkisine dair bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;

Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden ve özellikle taraflar arasında yapılan yazışma kayıtlarındaki kabul beyanlarından davalı ... A.Ş.’nin diğer davalı ... Ltd.Şti.’ne hatalı koordinat saptayarak maden işletme sahasını teslim ettiği sabittir. Yukarıda sözü edildiği üzere, hasılat kira sözleşmesinin kiralayan tarafı olan ... A.Ş. BK m.272’deki teslim borcunu hukuki ayıplı şekilde ifa ederek, diğer davalı ... Ltd.Şti.’de işletme faaliyetini hatalı olduğunu bildiği koordinatlarla çevrilen sahada sürdürerek her iki davanın davacılarına ait İR.296 sayılı maden işletme alanına tecavüz ettiğinden, oluşan zararı müteselsil olarak gidermek zorundadır. Mahkemece, hiçbir gerekçe gösterilmeden davalı ... A.Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmesi açıklanan bütün bu nedenlerle doğru değildir.

Davada, 15.10.2003 günlü bilirkişilerin ek raporu gözetilerek hüküm kurulmuştur. Bilirkişiler, bu raporlarında 28.08.2000 günlü tutanağı esas almıştır. Ne var ki, davalılardan ... Ltd.Şti. tutanakta imzası bulunanlardan ...’in şirketi bağlayıcı beyanda bulunamayacağını, çünkü şirketi temsile yetkili olmadığını savunmuştur. Gerçekten, tutanak ... tarafından ... Ltd.Şti.’nin 1997-1999 yıllarında çalışan elemanı olarak imzalanmıştır. Davalı ...

Ltd.Şti., İR.296 sayılı maden sahasından çıkartılan kömürün 31.600 ton olmadığını ileri sürdüğünden ve 28.08.2000 tarihli tutanakta imzası bulunan ... şirketi temsile yetkili kişi olmadığından, artık gerçek zarar miktarının ispat yükü BK m.42 gereğince bunu iddia eden davacılara düşer. Eldeki davada 28.08.2000 tarihli tutanakla bağlı kalmak mümkün değil ise de zararın hakiki miktarının tespiti bakımından delil niteliği taşıyan bu tutanağı yok saymak da mümkün değildir.

Kısaca, konusunda uzman olan kişilerce (bilirkişilerce) tutanağın içeriğinde geçen 31.600 ton kömürün çıkartılacağının kadri maruf (kabul edilebilir miktar) olup olmadığı tutanakta belirtilen koordinatlar ve imalat haritalarından da yararlanılarak bilirkişilerce doğrulanmalı, doğrulanamaz ise hakim BK m.42 hükmü gereğince tazminatı adalete uygun bir miktar olarak takdir etmelidir.

Mahkemenin bu yönü gözden kaçırarak 28.08.2000 günlü tutanakta yazılan 31.600 ton üzerinden davacıların alacağının belirlenmesi de eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Diğer taraftan, davacılar ... Ltd.Şti. ve ... ile ...’nun davalılardan isteyebileceği rödevans ve kar yoksunluğu alacağı da, elde edilmesi olası kömür tutarı bilirkişilerce yukarıdaki bentte yazılanlara uygun saptandıktan sonra gerekirse yeniden hesaplattırılmalıdır. Mahkemece değinilen bu yönlerin gözardı edilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bent uyarınca BOZULMASINA, 625,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin ayrı ayrı davalı ... A.Ş.’den alınarak ... ve ..., ... Ltd.Şti. ve ... Ltd.Şti.’nin temlik alacaklılarına verilmesine, 23.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/8474, K. 2009/11535, 23 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/8474
Karar No
2009/11535
Tarih
23 Ekim 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/8474 K.2009/9006
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/8475 K.2009/9007
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/8475 K.2009/16846
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/8476 K.2009/9005
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/8476 K.2009/10922
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/8476 K.2009/6962

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.