KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/8702 E., 2009/10058 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, arsa sahibi ile yüklenici arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alan davacının tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalı yüklenici davayı kabul etmiş, davalı arsa malikleri ise anlaşmazlığın yüklenici ile davacı arasında olduğunu savunmuşlardır.
Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Hukuk düzeninde istikrar sağlama amacı taşıyan kesin hüküm, hükmü karşı yasa yollarının tükenmesi (şekli anlamda kesin hüküm) ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir daha dava konusu yapılmaması (maddi anlamda kesin hüküm) şeklinde Hukuk Yargılama sistemimizde yer almaktadır.
Şekli anlamda kesinleşmeyi zorunlu kılan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yeniden dava konusu yapılmaması amacı güden maddi anlamda kesin hüküm HUMK.nun 237 maddesinde düzenlenmiştir.
Anılan maddeye göre kesin hükmün oluşabilmesi için
1-Dava konusunun, diğer bir anlatımla dava ile elde edilmek istenen sonucun aynı olması
2-Dava sebebinin, yani davanın dayanağı olan vakıaların aynı olması,
3-Ve davanın taraflarının aynı olması gereklidir.
Somut olayda;
Kesin hüküm olduğu belirtilen 2005/1114 Esas, 2008/61 Karar sayılı davanın konusu ve sebebi aynı ise de, tarafları farklı olduğundan kesin hükümden söz edilemez. Bu nedenle, davanın kesin hüküm nedeniyle reddi doğru değildir.
Çekişmeli bağımsız bölüm 2005/1114 Esas, 2008/61 Karar sayılı ilam ile Yakup Şekeröz adına tescil edilmiş, karar temyiz edilmediğinden 18.12.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda, davacıya HUMK. nun 186 maddesi uyarınca seçimlik hakkını kullanması için önel verilip sonuçuna göre davacı delilleri değerlendirilerek karar verilmelidir.
Açıklanan bu yön gözetilmeden kesin hüküm nedeniyle davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/8702, K. 2009/10058, 30 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama