KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/8901 E., 2009/11128 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 22.03.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; ..., ..., ..., ..., ... hakkındaki davanın reddine, ... İnşaat Ltd. Şti. hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... İnşaat Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali, tescil ve kira yoksunluğu zararının tahsili istemleri ile açılmıştır.
Davalı arsa sahipleri savunmada bulunmamış, diğer davalı yüklenici şirket davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı yüklenici temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden 243 sayılı parseldeki 30/100 payın davalı yüklenici şirket adına mahkeme hükmü ile tescil edildiği, yüklenici üzerindeki bu payın Şişli 5.İcra Müdürlüğünün 2007/11408 sayılı dosyasında yapılan takip neticesinde cebri icra yoluyla üçüncü bir kişiye satışının yapıldığı, ancak yüklenicinin ihalenin feshi davası açtığı, bu davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 705. maddesinin 2.fıkrası hükmü gereğince cebri icra ile mülkiyet tescilden önce de kazanılır. Kaydın halen davalı yüklenici şirket adına olması önemsizdir. Kısaca, yüklenicinin açtığı ihalenin feshi davası aleyhine sonuçlanırsa mülkiyeti cebri ihale ile kazanan kişi elde etmiş olacağından yükleniciye isabet eden paydan bir kısmının davacı adına tescili mümkün olmaz.
Bu nedenle mahkemece halen derdest olduğu anlaşılan ihalenin feshi davası bekletici sorun sayılarak sonucu beklenmeli, elde edilecek duruma göre bir hüküm kurulmalıdır.
Değinilen hususun gözardı edilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/8901, K. 2009/11128, 19 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama