KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/9413 E., 2009/10681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
246 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.11.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili 28.11.2008 tarihli dilekçesi ile 586 sayılı parsel 25159 m2.tarla cinsli taşınmazda 19.04.1988 tarihli noter satış vaadi sözleşmesi ile tapuda müşterek paydaş ... kızı ... isimli malikten payını satın aldığı halde, tapuda tescil işlemini yapmadığını bu nedenle satıcının tapudaki yanlış yazılan isminin ... kızı ... şeklinde düzeltilmesini istemiştir.
Davalı idare vekili davanın reddine savunmuştur.
Mahkemece, tapudaki ismin yanlış olması nedeniyle tapuda tescil işleminin yapılamadığı, bu durumda davacının dava açmakta hukuki yararı olduğu nedenleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı idare vekili kararı temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunun 1027.maddesi gereğince tapuda isim tashihi istemine ilişkindir.
Böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Ayrıca bu tür davanın bir başka dava nedeni ile verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Davacıya tapuda isim düzeltilmesi davası açmak üzere başka bir mahkemece yetki verilmemiştir. HUMK.nun 38.maddesi uyarınca dava ehliyeti bulunmayan kişinin açtığı davanın dinlenme olanağı yoktur. Bu durumda davacının davacılık sıfatı kanıtlanmadan işin esasına girilmesi doğru değildir. Mahkemece yazılı şekilde verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/9413, K. 2009/10681, 12 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama