İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/9500 K.2009/10532

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.08.2008 gününde verilen dilekçe ile kira sözleşmesi temdidinin tapuya şerhi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili…

Esas2009/9500Karar2009/10532Tarih7 Ekim 2009Okuma3 dk · 611 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/9500 E., 2009/10532 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Ekim 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

611 kelime·3 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.08.2008 gününde verilen dilekçe ile kira sözleşmesi temdidinin tapuya şerhi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, kira sözleşmesinin tapu kaydına şerhi isteğine ilişkindir.

Davacı, 1489 ve 1491 parsel sayılı taşınmazların davalıdan kiralandığını, 01.09.1988 tarihli kira sözleşmesinin 15.09.1988 tarihinde tapuya şerh verildiğini, sözleşmenin (B) bendi uyarınca temdit haklarının bulunduğunu, yine (H) bendi uyarınca da tapuya şerh olanağının tanındığını, şerhin temdit için de söz konusu olduğunu, sözleşmeden kaynaklanan temdit haklarını kullanmalarına rağmen davalıların şerh için gerekli işlemleri yapmadıklarını ileri sürerek, kira sözleşmesinin 10 yıl için yeniden tapuya şerhini talep etmiştir.

Davalılar, taşınmazı sonradan satın aldıklarını, önceki malik ile davacı arasındaki kira sözleşmesi hükümlerinin artık kendilerine karşı ileri sürelemeyeceğini savunmuşlardır.

Mahkemece, kira sözleşmesinin 20 yıllık süre için tapuya şerh verildiği, temdit anlaşmasının sözleşmenin taraflarını bağlayacağı, yeni malike karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Bilindiği gibi, kişisel haklar yalnızca sözleşmenin tarafına karşı ileri sürebilir. Taşınmaz üzerinde doğan kişisel haklar da aynı niteliktedir. Borçlunun taşınmazı üçüncü kişiye devretmesi halinde kişisel hak üçüncü kişiye karşı ileri sürülemeyeceğinden borca aykırılıktan dolayı Borçlar Kanununun 96. Maddesine göre tazminat istenebilir. Taşınmazlarda mülkiyetin geçirilmesi değil yalnızca kullandırma, yararlandırma hakkı veren adi kira ve ürün kirası sözleşmelerinden kaynaklanan kişisel haklarda da durum böyledir.

Türk Medeni Kanununun 1009. maddesinde bazı kişisel hakların tapu kütüğüne şerh verilebileceği hususunu düzenlemiştir. Bunlar arasında kira sözleşmesinin şerhi de vardır. Ayrıca, Borçlar Kanununun 255. ve buna paralel bir düzenleme olan 277. maddesi gereğince bir taşınmaz kira sözleşmesinin tapu siciline şerh verilmesi hususunda iki taraf sözleşme yapabilir. Bu sözleşme kira sözleşmesinden bağımsız bir sözleşme olup, kira sözleşmesi içinde veya ondan ayrı olarak düzenlenebilir. Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunundaki bu düzenlemeler gereğince kira sözleşmesinin şerh anlaşması olduğu sürece tapuya şerhi olanaklıdır.

Burada şerhin etkisi üzerinde de durmak gerekir. Kişisel hak, şerhle birlikte taşınmazın mülkiyetine bağlanmış olup, diğer bir anlatımla borç ilişkisi, eşyaya bağlı borç haline gelmiştir. Bu durumda taşınmazın mülkiyeti üçüncü kişiye devredildiğinde yeni malik kişisel hakkı kuran hukuki ilişkinin tarafı olacaktır. Türk Medeni Kanununun 1009/2 maddesindede bu durum "bunlar şerh verilmekle o taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir" şeklinde ifade edilmiştir.

İşte taşınmazlardaki kişisel hakların tapu kütüğüne şerhi, hak sahiplerine kendileri için doyurucu olmayan üstelik gerçekleşmesi borçlunun ödeme gücüne bağlı, bu nedenle de kuşkulu olan yalnız tazminat gideri istemiyle yetinmek zorunda kalmaktan kurtarmakta, bu hakların taşınmazı edinen üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesine olanak sağlamaktadır.

Yapılan bu açıkmalardan sonra somut olaya döndüğümüzde, 01.09.1988 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin (B) maddesinde kiracının sözleşme süresi bitmeden en az bir ay önce kiralayana haber vermek koşuluyla 10 senelik süre için sözleşmeyi temdit edebileceği, bu hakkını yeni bir 10 sene için de bir kez daha kullanabileceği belirtilmiştir. Sözleşmenin (H) bendinde de tapuya şerh verilebileceği hususu düzenlenirken şerh anlaşmasının temdit edilen süreler için de geçerli olduğu kabul edilmiştir. Davacı da sözleşmedeki hakkını kullanarak kira süresini 10 yıl süre ile temdit etmiş olup, tapuya şerh istemektedir.

Yukarıda da değinildiği gibi kira sözleşmesi taraflarına kişisel hak sağlamakla birlikte tapuya şerh verilmekle üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale gelmiştir. Diğer bir ifadeyle, taşınmaza sonradan malik olan kişiler kira sözleşmesinden kaynaklanan borç ilişkisi eşyaya bağlı hale geldiğinden sözleşme hükümlerinden de sorumlu tutulacaktır. Mahkemenin sözleşmedeki temdite ilişkin hükmün yeni maliki bağlamayacağı, ancak sözleşmenin taraflarını bağlayacağına dair gerekçesi açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 07.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/9500, K. 2009/10532, 7 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/9500
Karar No
2009/10532
Tarih
7 Ekim 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/9500 K.2009/18132
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/9501 K.2009/10709
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/9501 K.2009/18117
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/9502 K.2009/10731
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/9502 K.2009/17116
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/9503 K.2009/10863

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.