KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/9659 E., 2009/10807 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 13.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava konusu ....mıntıkada kain 1979 sayılı parselin tevhit nedeniyle 2026, 197, 152, 165, 166, 115 parsel sayılı taşınmazlarda murisleri ... oğlu ..., ... kızı ... ve ... kızı ...'nin "..." yazan soyadlarının "..." olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece celbedilen tapu kayıtlarının dava dışı şahıslara ait olduğu, davacının delil olarak gösterdiği belgelerin dava ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olmaması gerekir.
Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK'nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu sicil müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtları da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu sicil müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Mahkemece 11.04.2008 tarihli ....Bölge Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilen yazı ile ve 16.06.2008 ve 17.07.2008 tarihli yazılar ile ....mıntıka 2026, 197, 152, 165, 166, 115 parsel sayılı taşınmazlara ait tedavüllü tapu kayıtları istenmiş, 09.06.2008, 07.07.2008 ve 21.07.2008 tarihli yazı cevapları ekinde gönderilen tapu kayıtlarının 1.mıntıka mahallesindeki taşınmazlara ait olduğu, davacı ile ilgisi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı, dava dilekçesi ekinde sunduğu "Zabıt Kaydı" başlıklı yazı ve Zabıt Defteri fotokopisi ile dava ettiği taşınmazlara ilişkin belgeleri ayrıca 16.07.2008 tarihli dilekçesi ekinde ve 12.11.2008 tarihli celsede kendisine delillerini bildirmesi için verilen sürede de aynı belgeleri ve İskenderun 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.12.2002 tarihli ve 2001/159 E. - 2002/750 K. sayılı kararının fotokopisini sunmuştur. Bu belgelerde geçen taşınmazların ... Köyünde bulundukları görülmüştür.
Mahkemece, davacı tarafından sunulan zabıt kaydı ve zabıt defteri fotokopisinde cilt, sayfa ve sıra numaraları yazılı tapu kayıtları ve 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.12.2002 tarih ve 2001/159 E. - 2002/750 K. sayılı dosyasına konu taşınmazlara ait tapu kayıtlarının ilgili yerlerden getirtilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/9659, K. 2009/10807, 13 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama