KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2010/1001 E., 2010/1696 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
251 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.07.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 24.09.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, 15.08.2006 günlü adi yazılı sözleşmeye dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek satışa konu bağımsız bölümün bedelinin tahsili ve kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir. Yüklenici savunmada bulunmamış, arsa sahipleri yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmenin de feshedildiğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiştir. Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davalı yüklenici müflis şirket ile diğer davalılar arasında 14.10.2005 tarihli sözleşmenin bulunduğu, bu sözleşmeyle arsa sahiplerinin maliki olduğu 383 ada 1 sayılı parsel üzerinde bina yapma işinin yüklenici tarafından üstlenildiği paylaşımının da belli oranlarda taraflara satıştan elde edilecek gelir dağıtılarak yapılmasının kararlaştırıldığı, ancak sözleşmenin 17/1. maddesinde yükleniciye üretilecek konutlarda satış yetkisinin verildiği görülmektedir.
Davalılar arasındaki sözleşme feshedilmiştir. Bu durumda ne yüklenici ne de onun temlik işleminde bulunduğu davacı akdin aynen ifasını isteyemez. Davacı ancak Borçlar Kanununun 96. maddesine dayanarak tazminat talebinde bulunabileceğinden ve yüklenici şirketin iflasına karar verildiği anlaşıldığından, dava sıra cetveline kayıt ve kabul davası olarak değerlendirilmelidir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/1001, K. 2010/1696, 18 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama