KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/11405 E., 2010/12544 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 13.04.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı murisi büyükbabası ...’ın paydaşı bulunduğu ... Mahallesi cilt13, sayfa ..., ... ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davada ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini ve taşınmazın satışının yapılıp bedellerin depo edilmesine rağmen tapu kaydında murisin adının “... oğlu ...” yazılması nedeni ile bedeli alamadıklarını belirterek yazılı olmayan soyadının tapu kütüğüne yazımını talep etmiştir.
Mahkemece istemin kabulü ile istem gibi düzeltilmesine karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine göre, davalı vekilinin aşağıda belirtilenler dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir
2- Dava konusu taşınmazın ortaklığın giderilmesi davası sonucu satılmasına karar verilerek yapılan açık arttırma sonucu alıcısı İbrahim oğlu Tevfik Yıldırım’a ihale edilip, 17.11.2008 tarihinde bu kişi adına tapuda tescil ettirilmiştir.
Görüldüğü üzere düzeltme kararının tesciline dair verilen sicil işlem yapılma özelliğini kaybetmiş, delil niteliğine bürünmüş olup, bu tür sicillerde sicile yansıyacak şekilde düzeltme kararı verilmesinde hukuki yarar mevcut değildir.
Ne var ki; somut olayda olduğu gibi satış parasından paya düşecek bedelin tahsilinin kayıttaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle mümkün olmaması halinde bedelin tahsilini mümkün kılacak şekilde bir tespit hükmü verilmesini isteme konusunda hukuki yararın varlığı kabul edilmelidir. Mahkemece tespit hükmü kurulması bu nedenle doğrudur, ancak; delil niteliğine bürünmüş tapu kaydında düzeltilme yapılması ve bunun kayda işlenmesine karar verilmesi doğru değildir.
Kararın bu sebeple bozulması gerekiyor ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/VII maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/11405, K. 2010/12544, 11 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama