KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/13181 E., 2010/14236 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.07.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 47, 102, 130, 143, 289 ve 326 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında “İsa oğlu, Faro” biçimindeki kaydın “İsa oğlu, Karo” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, 130 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne; diğer parsellerde ismi düzeltilecek kişi paydaş olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükmü, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Somut olayda, davacı, taşınmazların tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin nüfus kaydıyla uyumlu hale getirilmesini istemiştir. Ancak, davacı ile kaydı düzeltilmesi istenen “....” arasında irsiyet bağını gösterir nüfus kaydı veya veraset ilamı sunulmamıştır. Davacının aktif dava ehliyetinin, başka bir anlatımla, dava açmakta hukuki bir yararının bulunup bulunmadığı denetlenememektedir.
Bundan ayrı, Erciş Nüfus Müdürlüğü’nce ismi düzeltilmesi istenen “.....” nüfus kaydı bulunmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle, davacı huzuren çağrılarak murisi olduğunu ileri sürdüğü “......’nun” nerede nüfusa kayıtlı olduğu sorulmalı, bilmediğini beyan ettiği takdirde araştırma yapıp mahkemeye bilgi vermek üzere kendisine süre verilmeli, bildirmesi halinde buradan nüfus kayıtları sağlanarak dosya arasına alınmalıdır.
Mahkemece, eksik araştırma ve inceleme davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/13181, K. 2010/14236, 17 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama